Türkiye’de ve Dünyada E-kitap Yayıncılığı / Bilgi ve Belge Yönetimi Uzmanı Işık Önder
Işık Hanım öncelikle kendinizden bahseder misiniz?
Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bilgi ve Belge Yönetimi yüksek lisans mezunuyum. Lisansım ise İşletme. 2007 yılından beri “E-Hayat…E-Kitap” (rednos.blogspot.com) isimli bir bloğum ile aynı adlı Facebook sayfam ile http://www.e-kitap.com adlı web sitesi üzerinden elektronik kitapla ilgili merak edilenlere, dijital yayıncılıkla ilgili bilgilere, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere ve çeşitli makalelerime yer veriyorum. 2005 yılında tez araştırmasına başladığımda, ülkemizde bu konudan hiç söz edilmezken hatta “elektronik kitap bizde tutmaz” seslerine eşlik eden karşıt düşünceler çoğunluktayken günümüzde (özellikle 2010 yılı Nisan ayında İdefix’in e-kitap satışına başlamasıyla birlikte) yayıncılar ve yazarlar hatta yavaş yavaş okuyucular elektronik kitaplarla ilgilenmeye başladı. 2010 yılı haziran ayında yüksek lisans tezimi tamamladıktan sonra 2013 yılı Mart ayında tezimi güncelleyerek ve sadeleştirerek “Yeni Yüzyılın Kitabı Elektronik Kitap” adıyla kitaplaştırdım. Şimdi hemen ilk akla gelen soruya da cevap vereyim: “Neden elektronik kitapla ilgili bir kitabı kâğıt kitap olarak çıkardın?” Elektronik kitap satın almayan ve e-kitaba sıcak bakmayanların veya e-kitap okuyacak donanıma sahip olmayanların da elektronik kitapla ilgili bilgisi olması için önce basılı olarak sonra da elektronik olarak yayınlandı.
Dijital yayıncılık nedir? Kapsamından, içeriğinden bahseder misiniz?
Tüm dünyada internet kullanımının yaygınlaşması ile bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişim, öncelikle müzik ve sinema sektörü başta olmak üzere, basılı ve görsel medyanın yanısıra kitap dünyasını da kapsayan hızlı bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönüşümle birlikte bilgiye en kısa zamanda, en kolay yolla ve en hızlı biçimde ulaşabilmek öncelikle bireye ve geniş perspektifle de toplumlara güç kazandırmaktadır. İçeriğini ve kapsamını açıklayacak bir ifadeyle dijital yayıncılık; basılı kaynaklardan görsel-işitsel kaynaklara ve sanal ortama; değiştirilemeyen, toplu ve kişiselleştirilemeyen bir hedef kitleden karşılıklı etkileşimin de sağlanabildiği, değiştirilebilir ve kişiselleştirilebilir bir hedef kitleye; toplu iletişimden bireysel iletişime; yalnızca radyo, televizyon, dergi ve kitap gibi araçlarla değil akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler ve özel cihazlarla da yayıncılık ve erişim imkânı bulunan yeni bir sektördür.
Dijital yayıncılık, hayatımızda neleri değiştiriyor, avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Dijital yayıncılık adı verilen bu sektörde, geleneksel yayıncılık yapan firmalar dijitalleşme çalışmalarını hızlandırıp yeni bir birim oluşturarak veya yeni bir isim ve firma ile dijital yayıncılığa geçiş yapmışlardır. Dijital yayıncılığın gelişmesi, konumuz olan e-kitapların yaygınlaşmasına ve buna bağlı olarak yeni üretim biçimlerinin doğmasına sebep olmuştur. Özellikle e-kitaplarla ilgili olarak, e-kitap yazılım ve donanım üreticileri, dağıtım kanalında yayıncı ve kitabevi dışında e-kitap sağlayıcı veya e-kitap toplayıcı (e-book provider/e-book aggregator) adı verilen yeni iş alanları ortaya çıkmıştır. Dijital yayıncılığın sağladığı en büyük avantaj bana göre ulaşım kolaylığıdır. Bunun yanı sıra e-kitaplar için yayın süresinin kısıtlı ve zamana dayalı olmaması, yayıncılık maliyetlerinin daha düşük olması, yazar ve kullanıcı etkileşiminin daha canlı olması ve basılı yayınlarla kıyaslandığında taşıma kolaylığı sağlaması, kullanıcı ihtiyaçlarına göre görsel olarak değiştirilebilir olması nedeniyle okuma kolaylığı sunması da şu an aklıma gelen diğer avantajları. Dezavantajı ise kolay kopyalanabilir olması nedeniyle korsan yani izinsiz çoğaltımının mümkün olmasıdır. Bu yönüyle telif haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınması zorunludur.
Dijital yayınlar basılı yayınlara rakip mi yoksa bir tamamlayıcı olarak mı görüyorsunuz?
Aslına bakarsanız ne rakiptir ne de tamamlayıcıdır bana göre. Dijital yayıncılık başlı başına farklı bir sektördür. Elektronik kitapların kullanımıyla basılı kitapların ortadan kalkacağı korkusu yani birbirlerinin rakibiymiş gibi görülmeleri yayıncıların ticari ve okuyucuların ise duygusal alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Elektronik kitaplarla büyüyen ve büyüyecek olan dijital yerliler denilen yeni bir nesil geliyor. Onlar için günümüz şartlarında basılı kitapla elektronik kitap birbirinin yerine geçebilecek kavramlar değil. Dijital göçmenler adı verilen bizlerin içinde bulunduğu basılı kitapla büyüyen nesil için de aynı durum geçerli fakat sebeplerimiz bambaşka. Ben kendi adıma ikisini de okuyorum, birbiriyle kıyaslayarak birinden birine haksızlık etmek istemem. İkisinin de keyfi farklı. Ancak öğrenciler ve eğitimciler için tamamlayıcı olabilir.
Dijital yayıncılığın özellikle e- kitabın dünya ve Türkiye’deki geldiği nokta hakkında neler söyleyeceksiniz? Beklenen ilgiyi görebiliyor mu?
E-kitaplar, 90’lı yılların sonunda piyasaya çıkmaya başlamış ve 1995 yılından günümüze gelinceye dek biçim, ağırlık gibi fiziksel özelliklerinin yanısıra bellek kapasitesi, yazılım gibi teknolojik özellikleriyle gelişerek değişmiştir. 2000’li yıllar e-kitap endüstrisinde çok büyük rekabetin yaşandığı, sürekli yeni yazılım ve donanımların piyasa çıktığı, artan e-yayınevleri ve e-kitap sağlayıcılarla birlikte e-kitap talebinin ve özellikle standartlaşma, dijital haklar ve telif hakları konularında yapılan yasal çalışmaların arttığı bir dönemin başlangıcıdır. 2007 yılından sonra Amazon’un Kindle’la yarattığı e-kitap fırtınası ile iPad, Anroid gibi tablet pc’lerin çıkışıyla başlayan e-kitap okuyucu & tablet pc savaşları ise “e-kitaplar kitapları öldürecek mi?” tartışmalarıyla birlikte halen devam etmektedir.
Bugünlerde ise özellikle akıllı telefon ve tablet kullanımının yaygınlaşması elektronik kitap okuma oranlarını olumlu yönde etkilemiştir. Ayrıca e-yayınevleri, kişisel yayıncılık siteleri, farklı iş modelleri ile e-kitap kullanımı da giderek artmakta ancak e-kitap satışlarındaki artış hızlı seyrini azaltarak durağan hale gelmekte.
Amerika’da yapılan bir araştırmaya (pew research center) göre, tablet ve e-kitap okuyucu sahipliği, kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek ve tablet kullanımı e-kitap okuyucu kullanımından fazla. Ayrıca eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe, e-kitap okuyucu sahipliği ve e-kitap okuma oranları da yükseliyor.
E-kitap endüstrisinin en yoğun olduğu Amerika’dan örnek verirsek; Amerikan Yayıncılar Birliği’nin 2014 yılı ilk 7 aylık raporuna göre; toplam e-kitap satışları bir önceki yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında %7,5 oranında artış göstermişken, 2015 yılı Ocak ayı verilerine göre e-kitap gelirlerinde geçen yılın Ocak ayına göre %8 düşüş yaşanmış.
Avrupa Birliği ülkelerinde durum Amerika’dan biraz daha farklı. Fransa’da e-kitap gelirleri, toplam kitap gelirlerinin %1,6’sını kapsıyor. Almanya’da e-kitap kullanım oranları 2014 yılında (%24). 2013 yılıyla (%21) karşılaştırıldığında %3 oranında artmış. Birleşik Krallık’da e-kitap gelirleri tüm kitap gelirlerinin %35’ini oluşturuyor ve bu oran 2014 yılında %11 artarken basılı kitap gelirleri %5 düştü. E-kitap gelirleri ABD’de toplam yayıncılık gelirinin %30’u iken Avrupa’da aynı oran %10.
Amerika ve Batı Avrupa’da e-kitap pazarı Kobo, Amazon ve B&N şirketlerinin kontrolü altında. Amazon’un tüm e-kitap satışlarındaki payı %75.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de dijital yayıncılık, özellikle akademik dergilerin elektronik ortamda kullanımının yaygınlaşmasıyla başladı. Ardından hem basılı hem de elektronik ortamda yayıncılık olarak bilinen paralel yayıncılık geldi. CD ortamında yayınlanan kitaplardan sesli kitaplara, e-kitaplardan z-kitaplara basılı yayıncılıktan farklı yeni bir yayıncılık faaliyeti olarak gelişim göstermeye de devam ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2014 yılı ISBN istatistiklerine göre; ülkemizde resmi olarak yayınlanan e-kitap sayısı çevrimiçi ve çevrimdışı olmak üzere toplam 5728, bu sayı 2013 yılında 4280, 2012’de 2928 ve 2011’de ise 1314 ve idi. 2014 yılıyla geçtiğimiz yılı karşılaştırdığımızda yaklaşık %130’luk bir artış söz konusu. Ancak ISBN verileri e-kitap sayısının tespitinde yeterli değil, örneğin şu an İdefix’de satışta olan yaklaşık 12000 e-kitap bulunuyor.
Elektronik Yayıncılık sektörü, ülkemizde henüz hâlâ emekleme aşamasında. Ancak yayıncılarımız önceki yıllara göre bu konuda artık hevesli ve meraklılar. Bu umut verici. Özellikle 2010 yılı Nisan ayından sonra İdefix’in başlattığı projeyle birlikte beklendiği kadar olmasa da e-kitap satışları artmıştı. Günümüzde ise artık İdefix’in yanısıra e-kitap satışı yapan onlarca site var ve hatta kendi e-kitap okuyucumuzu bile ürettik. Ülkemizde e-kitaplara olan ilginin geçmiş yıllara göre artmasının nedenlerine değinirsek; tablet bilgisayar ve akıllı telefon kullanımının artması, göz yormayan e-mürekkep teknolojisiyle geliştirilen okuyucuların yaygınlaşması ve daha cazip fiyatlarla satışa sunulması (Reeder ve Calibro), e-kitaplardaki KDV oranının %8’e indirilmesinin satış fiyatlarını az da olsa aşağıya çekmesi, kişisel yayıncılık yapan yayınevlerinin ve e-kitap satış sitelerinin çoğalmasıyla (İtalyan simplicissimus’un kişisel yayıncılık platformu Narcissus, Babil.com (libronet, calibro), Hangar Kitap (Skoobe), Fikirevi (aquafadasTR), Nesil Dijital, Dbookmarks, Okumani, Mobidik, Kitabyte, iKitap gibi) yeterli olmasa da Türkçe içeriğin artması sayılabilir.
Dijital yayınları daha çok kimler tercih ediyor?
Dijital yayınlar, ben konumuz itibariyle e-kitaplar demek istiyorum. E-kitapları daha çok eğitimciler, öğrenciler ve akademisyenler tercih ediyor diyebiliriz. Ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hedef kitle artık farklı tanımlarla adlandırılıyor. Kimi zaman dijital yerliler ve dijital göçmenler diyoruz kimi zaman da X, Y ve Z kuşağı. X kuşağı ve Y kuşağı dijital göçmenleri Z kuşağı ise tamamen dijital yerlileri kapsıyor. Dijital yerliler, günümüzde kullanılan tüm bu bilgi ve iletişim teknolojileriyle birlikte doğup büyüyor yani onlar için bu teknolojiler hayatlarının bir parçası durumunda. Dijital göçmenler ise bu teknolojilere alışmaya ve öğrenmeye çalışanlar. E-kitap kullanımıyla ilişkilendirirsek özellikle çocuklar, ilköğretim çağındaki öğrenciler ve gençler (dijital yerliler) bu teknolojiye yatkınlar. Üniversite öğrencileri ve akademisyenler ağır ve pahalı basılı kitaplar yerine e-kitap kullanmayı tercih ediyorlar (dijital göçmenler). Bir de ileri yaşlardaki yetişkinler, kitapların erişim, okuma ve taşıma kolaylığı nedeniyle az da olsa duygusal alışkanlıklarını geride bırakıp e-kitap okuyorlar.
E-kitap ne kadar güvenli, korsan problemi var mı?
Korsan problemi basılı kitapta bile devam ediyorken e-kitapların korsan kopyalarının bulunması oldukça doğal. Hele ki internet gibi uçsuz bucaksız bir âlemde kullanıcılarda telif hakkı ve korsanla mücadele bilinci oluşmadığı sürece korsan yayınlar problem olmaya devam edecektir. E-kitaplarda korsan olayı aslına bakarsanız basılı kitaptan farklı. Korsan e-kitapların çoğu, basılı kitapların dijital ortama aktarılmış nüshaları; yani satıştaki bir e-kitap kopyalanarak korsan e-kitap üretilmiyor. Yani DRM sistemiyle korunan satışta bulunan kitaplar değil, basılı kitaplar sayfa sayfa taranarak ya da fotoğraflanıp resim dosyaları pdf dosyalarına dönüştürülerek elektronik ortama aktarılmış durumda ve bunu yapanların hiçbiri telif haklarını düşünmüyor. E-kitap korsanlarının ticari bir kazanç sağlama amacı yok. Kişisel kullanım dışında internette farklı sitelerde ücretsiz paylaşılan binlerce on binlerce e-kitap mevcut ve bunlar da telif hakkı ihlaline giriyor.
Dijital yayınların fiyatlarının yüksek olduğunu düşünüyor musunuz? Diğer ülkelerde durum nedir?
Diğer ülkelerle ve basılı kitaplarla kıyasladığımızda evet e-kitap fiyatları yüksek. Basılı kitap fiyatından pahalı satılan e-kitap var şu an. Bunun sebebi de yayınevinin belirlediği fiyat üzerine dağıtıcının da kâr eklemesiymiş, böyle olunca da fiyatlar düşeceğine yükselmiş. Ama artık birçok yayınevi kitaplarını e-kitap olarak da yayınlamaya başladı ve e-kitap kullanımını yaygınlaştırmak için de özel kampanyalar yapıyorlar. İlgi arttıkça fiyatlar da düşecektir. Diğer ülkelerde durum bizden çok da farklı sayılmaz. Amazon’da e-kitap fiyatları da farklı farklı. Ünlü yazarların çok satan kitaplarının fiyatı orda da diğer kitaplara göre daha yüksek.
E-kitap telif hakları, sözleşmeleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu konuda nelere dikkat edilmeli?
Basılı kitaplar için yapılan sözleşmeler ne yazık ki e-kitap yayınlamak için yeterli değil. Birçok yayınevi, yazarlarının e-kitaplarını yayınlamak istiyorsa yeni sözleşme düzenlemek zorunda, ancak mevcut durumda kafalar biraz karışmış gibi. Dikkat edilmesi gereken e-kitap yeni bir yayın olduğundan yeni bir hak kullanımı gerekiyor ve bunun için de yeni bir sözleşme yapılması şart. E-kitapla ilgili sözleşmelerde bütün detayların teker teker belirtilmesi. Örneğin, çoğaltma sayısı olmayacağı için telif ücretinin nasıl belirleneceği, e-kitabın hangi biçimlerde (pdf, epub vb.) hangi kanallarla (satış, kiralama, abonelik gibi) ve ne şekilde kullanılacağı (kütüphane, kamu açık alanlarda vb.) gibi konuların net bir biçimde ayrı ayrı sözleşmede belirtilmesi gerekiyor.
Dijital yayıncılık konusuna yayınevleri, yazarlar, dağıtımcılar nasıl bakıyor, değerlendirir misiniz?
Bundan birkaç sene önce yayınevleri ve yazarlar konuya daha uzakken, günümüzde yayınevleri, gelecekte dijital yayıncılık sektöründe yer almak ve önde olmak istiyorlarsa e-kitaplardan kaçamayacaklarını anlamış durumdalar. Yazarlar bana göre yayınevlerinin belirlediği strateji doğrultusunda hareket ediyor olsa da özellikle yeni yazarlar için kendilerini tanıtma fırsatı yaratması nedeniyle e-kitaplara daha sıcak yaklaşıyorlar. Dağıtıcılar basılı yayıncılıktan çok farklı bir dağıtım sistemiyle karşılaşacakları için dijital yayıncılıkta yer almak istiyorlarsa dönüşümlerini tamamlamak zorundalar. E-kitapların satış ve dağıtım kanalları basılı kitaplardan farklı. Hatta satış dışında abonelik ve kiralama yöntemiyle de e-kitap okumak mümkün. Bu sebeple yayınevinin, yazarın ve dağıtıcının hangi platformlarda ne şekilde yer alacağına karar verip sistemli olarak gerekli anlaşmalarını/sözleşmelerini de düzenleyerek dijital yayıncılık alanında yer edinmesi gerekiyor.
Türkiye’de dijital yayıncılıktaki teknik alt yapı, standartlar oturdu diyebilir miyiz?
Ülkemizde de elbette teknik alt yapı ve standartlar bu sektöre girmek isteyenler için yeterli düzeyde gelişmiş durumda. Aslında çok da kötü bir pozisyonda değiliz. Bu alana önce yatırım yapan yayınevleri ve girişimciler dünya standardında işler başarıyorlar. 2010 Nisan ayından beri İdefix e-kitap satışında, bunu başkaları da takip ediyor. Geçtiğimiz yıl Babil.com’un e-kitap atağıyla kendi siteleri üzerinden de satışı bulunan ilk yerli e-kitap okuyucu Calibro ile e-kitap okurlarının sayısı da artmış durumda. Dijital yayıncılık sektörünün yavaş yürümesindeki tek engel, telif hakkı ihlalleri ve bununla nasıl mücadele edileceği kaygısı. Sözleşmeler yenilendikçe, korsan kaygıları azaldıkça, e-kitaplardan daha fazla söz eder olacağız.
Dijital yayıncılığın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Geleceğe ilişkin yapılan öngörülerde, ABD için 2018 yılı tahminlere göre; e-kitapların yıllık satıştaki artışlarının azalacağı fakat e-kitap gelirlerinin yükseleceği yönünde. ABD’de de 2018 yılında e-kitap gelirlerinin toplam yayıncılık gelirlerinin yarısına ulaşması bekleniyor. Avrupa için ise 2018 yılında yayıncılık sektörü içinde e-kitap satışlarının bugünün iki katına ulaşılacağı (%20-%40) düşünülüyor. Ülkemiz için e-kitap satışlarının, Avrupa’nın bugünü gibi toplam içinde %10 civarında olması bekleniyor. ABD’de yaklaşık 1 milyon e-kitap bulunurken, bizde bu sayının 10-15 bin aralığında olduğunu düşünürsek daha önümüzde çok yol var. Yayıncılık sektörünün alanlarından biri olan dijital yayıncılığın bir aracı olan e-kitaplarla ilgili gelecekte söz sahibi olmak isteyenler bir an evvel gerekli teknolojik yatırımlarını gerçekleştirmeli, telif haklarına ilişkin mevzuatta ve sözleşmelerde yapılması gereken değişiklikler/düzenlemeler geciktirilmeden yapılmalı.
