Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Trafikte Almanya Örneği / İTO Meclis Üyesi Suat Sarı

Bu Yazıyı Paylaşın:
Trafikte Almanya Örneği / İTO Meclis Üyesi Suat Sarı

Toplum olarak birlikte yaşamak zorundayız. Yani kitleler halinde yaşıyoruz. Bu birlikteliğin elbette bir kurallar silsilesi olacak, olmalı da. Bir düzen içinde, bir intizam içinde kurallar ve kaidelere uygun yaşamak insana hem huzur hem de güven verir.

Almanya’da sınavlar TÜV veya DEKRA isimli özel kuruluşlar tarafından yapılmakta. Direksiyon Sınav Yapıcılarının; teknik eğitim veren 3 yıllık meslek yüksek okulu veya üniversitelerin mühendislik bölümlerinden mezun olmaları, A, B veya C sınıfı sürücü belgesi sahibi olmaları gerekir. Otobüs sürücü belgesi sınavı yapacakların ise D sınıf sürücü belgesine sahip olmaları gerekmektedir. Bu şartlara haiz olanlar, TÜV veya DEKRA bünyesinde 6 aylık temel eğitim aldıktan sonra, Ulaştırma Bakanlığınca yapılan sınavlarda başarılı olmaları halinde ehliyet alabilmektedirler.

Teorik sınavlar toplam 110 puan değerindeki 30 soru üzerinden bilgisayar ortamında yapılmakta ve kursiyere 10 puanlık hata payı verilmektedir. Yani yaklaşık, sadece %10’luk bilgi eksikliğine müsaade edilmektedir.

Bu oran Fransa’da %12 bizde ise %30’dur. Almanya’da yılda yaklaşık 1.9 milyon sürücü adayının sınavı yapılmaktadır. Bu sayıya ikinci, üçüncü defa girenler dahildir.

Adayın bir yıl içinde ard arda 3 sınava girme hakkı vardır. Kazanamazsa 3 ay ara verilmekte, üç aydan sonra tekrar 15’er gün arayla üç kez daha sınava girebilmektedir.

Stajerlik Uygulaması

Almanya’da sınavları başararak sürücü belgesini alanlara, 2 yıl süre ile stajer sürücü uygulaması yapılmaktadır. Bu sürücülere adaylık süresince bazı kısıtlamalar getirilmekte, kurallara uymaması halinde ayrıca sürücü kurslarında ücreti karşılığında sürücü davranışlarını geliştirme eğitimlerine tabi tutulmakta ve adaylık süresi 2 yıl daha uzatılmaktadır.

Sürücü Kursu Eğitmenleri

Almanya’da Kurs Eğiticilerinin yetiştiği kurs süresi 6 ay olup bu süre içerisinde 770 x 45 dakika eğitim verilmektedir. Bu eğitimde 350 saat Trafik Güvenliği ve Sürücü Davranışları, 70 saat Trafik Mevzuatı, 100 saat Çevre ve Araç Tekniği, 15 saat Direksiyon, 235 saat ise Trafik Pedagojisi dersleri verilmektedir.

84 Milyon nüfuslu Almanya’da Ülke genelinde 4000 sürücü kursunda 30.000 öğretmen görev yapmakta ve B sınıf sürücü belgesi için yılda 800.000 kişiye eğitim verilmektedir.

Fransa’da Eğitici olarak çalışacakların, 25 haftalık özel bir eğitim almaları gerekmektedir.

Bu durum Türkiye ile mukayese edildiğinde, trafik güvenliğine verdiğimiz önemin özellikle Almanya’ya göre ne kadar zayıf olduğu görülmektedir.

Avrupa’ya çalışmaya giden işçi kardeşlerimizden biri, Türkiye’de kırmızı ışıkta geçebildiğinden dolayı, aynı işlemi orada gece geç saatte yani 03.00’te denemeye kalkıyor. “Nasıl olsa etrafta hiç kimse yok, beni bu geç saatte kim görecek. Hem karşı taraftan da bir araç gelmiyor, niye bekleyeyim ki!” deyip kırmızı ışıkta geçiyor. Bir hafta sonra evine bir mektup geliyor. Merak edip okuduğunda kendisinin trafik müdürlüğüne çağrıldığını anlıyor. Çok gecikmeden hemen trafik müdürlüğüne gidiyor ve kendisine bir fotoğraf gösteriyorlar. Bakıyor ki kendi arabası. “Bu araba size mi ait?” diye soruyorlar. Ne diyeceğini şaşırıyor… “Bana ait değil” dese aracın plakası ortada. Mecburen “Evet, bana ait” diyor. “Peki, bu arabayı süren kim acaba?” diye sormaya başlıyorlar. “Ben değilim” desem bunu eninde sonunda araştırarak bulurlar endişesiyle “Evet benim” diyor. Polis yetkilisi diyor ki: “Peki, neden gece yarısı 03.00 sularında kırmızı ışıkta geçtin?” Bizimki mantıklı cevap veremiyor, çünkü suçlu olduğunu kendisi de biliyor… Sonuç itibariyle çalışan işçimize ne yapıyorlar biliyor musunuz?

Sürücüye Ceza Yağıyor

1- Trafik para cezası 1000 Euro uygulanıyor. 2- Trafik puan cezası işleniyor. 3- İki hafta trafik eğitimi veriliyor. 4- Bir hafta boyunca psikolojik destek eğitimi veriliyor. 5- Gözlerinde problem vardır diye üç gün boyunca muayeneden geçiriliyor. 6- Üç ay boyunca trafikte gözetim altında tutuluyor.

Sürücüler ve yayalar trafik kurallarına ne kadar uyuyor? Yayalar karşıdan karşıya geçerken neden yaya geçidini kullanmıyor? Yayaların karıştığı kazaların sayısının her geçen gün arttığı ülkemizde sorun eğitimsizlik mi, kural tanımamazlık mı? Yoksa cezaların caydırıcı olmamasından mı kaynaklanıyor?