Teşkilat-ı Mahsusa Deyince / Dr. Çağdaş Yüksel
Teşkilat-ı Mahsusa hangi şartlar altında, nasıl bir atmosferde, hangi amaçla kuruldu?
Teşkilat-ı Mahsusa resmî olarak 1914 yılının ağustos ayında kurulmuştur. Teşkilatın temel amacı ülke topraklarını savunmak ve İtilaf Devletleri’ne karşı askerî harekâtlar organize etmek olarak özetlenebilir. Teşkilat-ı Mahsusa’nın gayriresmî olarak varlığını sürdürmesi ise biraz daha eski tarihlere gitmektedir.
Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması sonrasında İttihat ve Terakki Hükümeti, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu ittifak antlaşması bir bakıma Osmanlı Devleti’ni Birinci Dünya Savaşı’na girmek zorunda bırakmıştır. Ancak Osmanlı Ordusu hazır olmadan önce Almanya’ya destek olmak ve bunu sağlamak için de İtilaf Devletleri’ne karşı gayrinizami harp yürütmek maksadıyla Teşkilat-ı Mahsusa kurulmuştur. Böylece orduya destek sağlanması ve ülke topraklarının büyük devletlere karşı savunulması amaçlanmıştır. İtilaf Devletleri sömürgelerinde yaşayan Müslümanları organize ederek harekete geçirmek, Teşkilat-ı Mahsusa’nın en önemli görevidir.
Teşkilat-ı Mahsusa bir istihbarat örgütü müdür?
Teşkilat-ı Mahsusa zaman zaman istihbarat faaliyeti de yürütmüştür. Ancak teşkilatın temel amacı bilgi toplamaktan ziyade propaganda yapmak ve gayrinizami harp grupları oluşturmaktır. Bu amaçla pek çok bölgede faaliyet yürütmüştür.
Teşkilat-ı Mahsusa’nın çekirdek yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Teşkilat-ı Mahsusa Enver Paşa’nın isteği ve emri ile kurulmuştur. En fazla öne çıkan isimler arasında, kurucusu ve organize edicisi olarak Süleyman Askeri Bey, Süleyman Askeri Bey’in ölümünden sonra uzun süre teşkilatı yöneten Ali Başhampa, Doktor Bahaeddin Şakir Bey, Nazım Bey, Cemal Azmi Bey, Mithat Şükrü Bey, Kuzey Afrika’da kumandanlık yapan Nuri Paşa, önemli çeteleri kumanda eden Yakup Cemil Bey ve Ömer Naci Bey, Tahir Bey ve Eşref Bey sayılabilir.
Teşkilat-ı Mahsusa dünyanın hangi bölgelerinde ne tür faaliyetlerde bulundu?
Teşkilat-ı Mahsusa temel olarak Kafkasya, İran, Irak ve Kuzey Afrika’da faaliyet göstermiştir. Bunun yanı sıra Balkanlara yönelik bazı girişimlerde bulunmuş, Suriye’de istihbarat toplamaya ve Kanal Harekâtı’nı desteklemeye çalışmıştır. Ayrıca Bolşevik Devrimi sonrasında Rusya’daki Müslümanlara yönelik propaganda faaliyetlerine hız vermiştir.
Günümüz açısından baktığımızda bile çok geniş bir coğrafyada görev yapabilme kabiliyeti konusunda neler söylemek istersiniz?
Teşkilat-ı Mahsusa çok geniş bir coğrafyada görev yapmıştır. Ancak en önemli nokta Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katıldığı, ciddi bir mali ve askerî bunalım içerisine düştüğü dönemde çok kısıtlı imkânlarla faaliyet yürütmüş olmasıdır. Bu durumda görev yapan personelin fedakârlığı ve inanmışlığının yanı sıra Müslüman kitleleri harekete geçirmeyi başarmaları en önemli nedenlerdir.
Teşkilat-ı Mahsusa’yı, dönemin benzer yapılanmalarından farklı kılan özellikleri nelerdir?
Teşkilat-ı Mahsusa incelendiğinde Rus, Fransız ve Almanya istihbarat kuruluşlarından büyük farklılık taşıdığı görülmektedir. Dönemin İngiliz istihbaratı, temel işlevi bilgi toplamak olsa da çeşitli isyan ve ayaklanma hareketlerine öncülük etmiş yani bir bakıma gayrinizami harp yürütmüştür. Bu bağlamda Teşkilat-ı Mahsusa’nın en çok İngiliz istihbaratına benzediği söylenebilir.
Teşkilat-ı Mahsusa’da Enver Paşa nasıl bir rol oynamıştır?
Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurulmasında en önemli kişi Enver Paşa’dır. Teşkilat, Enver Paşa’nın isteği ve emri ile kurulmuştur. İttihat ve Terakki döneminde fedaileri oluşturan grubun teşkilata dahil edilmesi ve teşkilatın Harbiye Nezareti bütçesinden finanse edilmesi, Enver Paşa’nın fikridir. Yine Teşkilat-ı Mahsusa’nın hedefleri büyük ölçüde Enver Paşa tarafından belirlenmiştir.
Teşkilat-ı Mahsusa’nın pek çok dizi ve filmde işlenmesini, halen popülerliğini korumasını nasıl yorumlarsınız?
İstihbarat örgütleri sinema ve televizyon sektörü tarafından oldukça sevilen bir konudur. Bu ilgi sadece Türkiye’ye özgü değildir. Fakat son yıllarda Türkiye’de televizyon ve sinema sektörünün gelişmesi ile birlikte hem bu tarz yapımlar çoğalmış hem de bu yapımların kalitesi artmıştır. Ayrıca tarihî dizilerin popülerlik kazanması, bu tarz yapımların sayısının daha da artmasına yol açmıştır. Bunun yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’na ve son dönemine olan ilginin artması ile birlikte Teşkilat-ı Mahsusa’nın yeniden popüler olması hem son derece doğal hem de oldukça güzel bir gelişmedir.
