Sağlıklı Yaşamın Vazgeçilmezi Kaliteli Uyku / Yrd. Doç. Dr. Önder Kuzu
Uyku ve safhaları hakkında bilgi verir misiniz?
Uyku, çevreye yanıt vermekten ve algılamadan giderek uzaklaşmayla karakterize ancak geri dönüşümlü olan bir davranıştır. Uyku, uzun süre ölüm ile uyanıklık arasında bir dönem olarak tanımlanmış ve buna bağlı olarak da pasif bir süreç olarak değerlendirilmiştir. Ancak günümüzde biliyoruz ki uyku pasif değil, aktif ve özel bir süreçtir. Aslında özetlemek gerekirse uykuda vücut ve beynin tüm restorasyon işlemleri gerçekleştirilir ve ertesi güne dinlenmiş ve zinde başlamamızı sağlar.
Uyku, NREM ve REM olarak iki kısımdan oluşur. NREM uyku da kendi arasında üç kısma ayrılmaktadır. Gecenin ilk kısmında NREM uyku baskınken, gecenin son kısmında REM uykusu baskındır. Rüya gördüğümüz evre REM evresidir.
Uyku bozukluklarının ana belirtileri nedir? Nasıl teşhis edilir?
Uykunun yetersizliği veya kalitesizliği; insanın kendisini kötü hissetmesine, gün içi bedensel ve zihinsel performansının düşmesine, ayrıca fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara neden olur. Uyku bozuklukları kendisini üç ana belirtiyle gösterir. Bunlar uykusuzluk, aşırı uykululuk ve gece içinde uyku ya da uyanıklıklar sırasında ortaya çıkan hareketler ve davranışlardır. Bu ana belirtiler dışında horlama, solunum problemleri, uyku felçleri, uykuya geçerken veya uykudan uyanırken halüsinasyonlar, gece ve sabah baş ağrıları görülebilir.
Eğer uyku bozukluğuyla ilgili yukarıda belirttiğimiz semptomlar varsa bunun sebebini araştırmak amacıyla bir gece uyku laboratuvarında polisomnografi yapılır. Bu çekimde; beyin EEG’si, horlama sensörü, solunum sensörü, oksijen saturasyonu, EKG gibi kayıtlar alınır. Hastalığın teşhisi konduktan sonra tedavisi planlanır.
İnsanlar neden uykusuzluk problemi yaşıyor?
Her insan yaşamının belli bir zamanında uyuma güçlüğü yaşamıştır. Bu bazen tıbbi veya ruhsal bir bozukluğun ya da diğer bir uyku bozukluğunun bir semptomu olabildiği gibi, bazen tedavilerin bir yan etkisi olarak da görülebilmektedir. Uykusuzluk genel olarak uykuya başlamada güçlük, yeterli zaman ya da fırsat olmasına rağmen uykunun süresinde, bütünlüğünde ve gün içine yansıyan olumsuz sonuçlarıyla tanımlanır.
Kısa süreli uykusuzluklar, stres, tıbbi ya da psikolojik bozukluklar veya jet lag nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Çoğu olguda kapsamlı bir değerlendirmeye gerek kalmadan, akut stresi azaltmaya yönelik müdahaleler, hastanın bu konuda eğitilmesi, uyku hijyenine yönelik kısa süreli tedavi stratejileri veya kısa süreli farmakolojik ajanlar yeterli olmaktadır.
Kronik uykusuzluğu olan bireylerin, uyku yakınması olmayanlara göre günlük işlevselliklerinde, aile ilişkileri ve sosyal yaşamlarında daha fazla bozulma olduğu, işlerini bitirmede ve sorunlarla baş etmede güçlük yaşadıkları, daha fazla depresif ve anksiyete bulguları gösterdikleri görülür. Ayrıca daha fazla iş ya da trafik kazalarına maruz kaldıkları bildirilmektedir. Kronik uykusuzluğu olan hastalar; dikkat kaybı, konsantrasyonda ve problem çözme yeteneklerinde azalma, neden-sonuç ilişkisi kurmada güçlük çekme gibi bilişsel sorunları daha fazla bildirirler.
Uyku laboratuvarınızdaki hizmetlerinizden bahseder misiniz? Burada tedavi için neleri ölçüyor ve tespit ediyorsunuz?
Uyku laboratuvarımız 2 yataklı ve aktif olarak çalışmaktadır. Uyku ve bozukluklarıyla ilgili tüm tanı ve tedavi işlemleri yapılmaktadır. Polisomnografi, uykuda video EEG monitörizasyonu, MSLT, MWT , NPT gibi testler yapılabilmektedir.
Uyku merkezimizde odalar hastanın ev ortamını aratmayacak görünüşte, banyosu ve tuvaleti olan yatak odası şeklinde hazırlanmıştır. Teknik aletler ve uyku teknisyeni ayrı bir odada bulunur. Siz rahatlıkla sağa, sola dönebilir, tuvalete kalkabilirsiniz. Uyku teknisyeni odada bulunan kamera vasıtasıyla sizi devamlı izlemektedir. Odanızdan kendisiyle konuşabilirsiniz. Gece boyunca uyku sırasındaki beyin dalgaları ve vücut fonksiyonları yandaki odada teknisyen tarafından kaydedilip ölçülür.
Uyku esnasındaki aktiviteler (Beyin dalgaları, kas hareketleri ve göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve ritmi, bacak hareketleri) elektrot adı verilen küçük altın disklerin başa ve cilde yapıştırılmasıyla kaydedilir. Bu elekrotlar hiçbir batma ve acı verme işlemi yapılmadan sadece yapıştırılır. Hastada elektrikle ilgili hiçbir temas olmaz. Solunum hareketlerini ölçmek için göğüs ve karın çevresine elastik bantlar konur. Bunların hiçbiri acı veren rahatsız edici işlemler değildir.
Sağlıklı bir uyku nasıl olmalı?
Sağlıklı bir uyku uyumak için öncelikle hafta sonları da dahil sabahları her gün aynı saatte yataktan kalkmaya özen göstermeliyiz. (Dinlenmek amacıyla uyumaya devam etmek dinlendirici olmadığı gibi, uyku ritmini de bozabilmektedir.) Yatış saatinin de elimizden geldiğince aynı saatte olması sağlanmalı. Düzenli egzersiz yapılmalı, çünkü egzersiz uyumamızı sağlayan maddeleri arttırır. Ancak egzersiz uyku saatimize yakın olmamalıdır. Uyku saatine yakın yemek yememelidir. Yatak odasının ses, ışık ve ısı yönünden uykuya uygun hale getirilmesi gerekir. Saat 17’den sonra çay, kahve, tütün veya asitli içecekler gibi beyni uyaran maddelerden uzak durmak ve uyumamıza yakın aşırı heyecan veya stres yaratan etkinliklerden uzak durmamız gerekir. Uykumuz gelmeden yatak odasına gitmemek gerekir. Dolayısıyla yatak odasında televizyon seyretme veya kitap okuma alışkanlıkları çok uygun değildir. Eğer yatakta yarım saatten fazla geçmişse ve hâlâ uyuyamamışsanız, yataktan kalkın ve salona gidin, uykunuz gelene kadarda yatak odasına tekrar dönmeyin.
Uyurgezerlik nedir? Atak sırasında ne yapılmalı ne yapılmamalı?
Genellikle gecenin ilk 1/3 kısmında ve sıklıkla yavaş dalga uykusu sırasında görülür. Çocukluk çağında ortaya çıkar ve ergenlik sonrası kaybolur. Ailede bir uyurgezer olması diğer bireylerde ortaya çıkma olasılığını 10 kat arttırır. Uykusuz kalma veya uykuyu bölen herhangi bir durum uyurgezerliğin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Olguların çoğunda saldırgan bir davranış gözlenmez ve sabah uyandıklarında bunu hatırlamazlar. Genellikle gecede bir kez yaşanır. Ateşli hastalıklar, bazı ilaçlar, stres, uykuyu bölen hastalıklar, uyurgezerliği tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Her iki cinsiyette eşit ortaya çıkar. Bu hastalık epilepsi ile karışabilir. Bu nedenle bu esnada video kaydı alınması çok yararlı olabilir.
Öncelikle, uyurgezerlik durumunda hasta yakınlarının kuşku ve kaygıları giderilmelidir. Hastalık iyi huylu ve geçicidir. Hastanın zarar görmesini engelleyici tedbirler almak gerekir. Kafeinli içecekler kısıtlanmalı veya tamamen kesilmelidir. Ataklar sırasında olguların zor kullanılarak engellenmemesi ve uyandırılmaması tavsiye edilir. Aksi yaklaşımlar uyurgezerliği uzatıp kötüleştirebilir. Uzamış, sık, hasta ve/veya yakınlarının zarar görme riski olan ataklarda ilaç tedavisi gerekebilir.
