Kündekarinin En Güzel Örnekleri / Hasan Yılçay
Ahşabı yansıtan en güzel sanatlardan biri olan kündekâri, kendini en çok minber, mihrap, mahvel korkuluğu ve kürsülerde gösteriyor.
Yılçay Kündekâri de 1988’den beri kündekârinin en güzel örneklerini camiler için üretiyor.
Ürünlerinin tamamında gerçek (delik zıvanalı kündekâri) uygulayan Yılçay Kündekâri, sanatın gerektirdiği tüm kuralları estetik bir anlayışla birleştiriyor ve ustalığın yarattığı farkı kündekâri örneklerinde sunuyor. Konya’da bulunan Yılçay Kündekâri, Konya dışında da çok sayıda ilde camileri kündekârinin güzelliğiyle buluşturarak, sanatın ustalığını eserleriyle Konya’nın dışına da taşıyor.
Yılmaz Kündekâri sanata değer veriyor...
Yılçay Kündekâri, ahşaptan mamul cami dekorasyonu üzerine faaliyet göstermek üzere Konya’da kuruldu. Özellikle kündekâri sanatına değer vermiş olup gerçek kündekâri (zıvana-delik) tekniğinden taviz vermeden tüm işlerde kullanmaktayız. Günümüzde yapılan çalışmalar seri üretim ama biz aslına sadık kalarak orijinal eserler vermeye çalışıyoruz.
Özellikle camilere yönelik çalışmalarınız var değil mi?
Evet, kapı, minber, mukarnaslı mihrab, kürsü, müezzinlik vs. Cami iç dekorasyonunda bulunabilecek tüm ürünleri üretmeye çalışıyoruz.
Kündekâri sanatının Türkiye’deki gelişimi hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu sanatın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?
Maalesef yeterli olduğunu söylemek pek mümkün değil. Türkiye’deki kündekâri sanatının gelişimi konusunda ileri yönde adım atmak oldukça zor görünmektedir. Maddiyatın ikinci planda olduğu, kündekârın sadece işine odaklandığı, sanatını geliştirmek için sürekli kendinden bir şeyler katabileceği yeni tasarımlar ortaya koyabileceği ortamların oluşması gerekiyor. Selçuklu ve Osmanlı döneminde bu tür imkânlar sanatla ilgilenenlere sağlanıyordu. Bunun en güzel örneklerinden birini de Selçuklu dönemine ait Bursa Ulu Camii’nin minberinde görebiliriz. Kündekâr gözü ile bakarsak ne kadar ileri seviye bir işçilik ve tasarım olduğunu görebiliriz. Kündekâri sanatının gelişimi için ancak fedakârlıklarla ileri yönde adım atılabilir. Kişi bu işi sevmeli, merak duymalı, maddi imkânsızlıklar onu engellememeli. Böylesi bir durumda kündekâri sanatının gelişiminden bahsedebiliriz. Yeni yapılan camilere özellikle işçiliğin önem verildiği özel çalışmalar yapılmalı. Yoksa küçük esnafın gayretleri ile olmaz.
Kündekâri yapmak zor bir sanat mı?
Gerçek kündekâri sanatını devam ettirebilmek adına savaş verebilen firma sayısı çok az sayıdadır. Gerçek kündekâri için hem daha fazla emek hem de zamana ihtiyaç var. Maddiyat daha ön planda olduğunda, emekten ve zamandan kazanmak gerekiyor. Bu durumda da ortaya dışarıdan bakılınca kündekâriye benzeyen ama içine girip araştırınca taklit kündekâri olduğu anlaşılan ürünler ortaya çıkıyor. Bu konuda toplumumuz -özellikle cami yaptıran kişiler- yeterli bilgiye sahip olmadığı için gerçek kündekâri ile uğraşan firmaların önüne bir zorluk daha çıkmış oluyor. Bu bakımdan gerçek kündekârinin tanıtımı önemlidir. Asıl önemlisi ortaya konan eserin yüzyıllarca ayakta kalması ve yeni nesillere bir iftihar kaynağı olarak ulaşabilmesidir.
Kündekâri için hangi ağacı kullanıyorsunuz?
Bunun için de uygulanacak yer için de uygun kereste cinsinin kullanılması gerekmekte. Kullanılacak kerestenin mekânın şartlarına göre gereken nem değerine getirilerek, emekten ve zamandan taviz vermeden işi tamamlanması gerekmektedir. Gerçek kündekârinin tüm çeşitlerinde havanın etkisine karşı dayanım özelliği düşünülmüştür. Sanatkârlar bu işi yaparken ağacın fiziki özelliklerini değiştirecek bozucu etmenleri en aza indirmek için teknik alanda uğraş vermelidir.
Ağacın havanın bozucu etkilerinden dolayı çarpılmasını önlemek amacı ile, kündekâride kullanılan ağaç parçalarının birleşme yerlerinde havanın giriş ve çıkışını sağlayan paylar vardır. Böylece havanın tüm parçalar arasına geçmesine imkân bırakılmıştır. Bundan dolayı kündekâride çarpılma hadisesi ortadan kalkmış ve sağlam bir şekilde günümüze ulaşmıştır.
Yapılan bir kündekâri çalışmasının dayanıklı olması ve uzun süre kullanılması için yaptığınız çalışmalar var mı?
Mumlu örtü gereçlerinden biri olan mum cilası, ağacı dış etkilerden korumada en basit gereçtir. Mum cilasının kündekâride kullanılan türü balmumudur.
Balmumu soğukta sert ve kırılgan hâle gelen yumuşak sarı bir maddedir. Bazı zar kanatlılar tarafından üretilir. Bu türün en çok balmumu üreten cinsi bal arısıdır. Balmumu molekül ağırlığı yüksek doymuş veya doymamış bazı alifatik asitle, alkol ve ester karışımıdır. Yoğunluğu 0,966 g/cm3 olan bu madde 620- 630°C derecede erir. Sarımtırak bir rengi vardır. Güneş ışınlarının ve çiğ tanelerinin etkisinde bırakılarak beyazlatılır.
Belirli sıcaklıklarda eriyen balmumu akışkan hâle geldikten sonra ağaç malzemenin üzerine sürülür. Sürüldüğü ağaçta mat görünüşlü yumuşak bir katman yapar.
Balmumu eskiden ahşap işlerinde ağacın sudan etkilenmemesi ve aşınmaya karşı dayanımını arttırmak için kullanılmıştır.
Bezir yağı, keten bitkisinin tohumlarından elde edilen yağdır. Yağ miktarı %33-43 arasındadır. Keten tohumu yağı altın sarısı, kehribar rengi ve kahverengi olur. Hava ile temas ettiği zaman kalınlaşıp sertleşir. Erime noktası -200°C’dir. Diğer bitkisel yağlardan daha yapışkandır. Çeşitleri olan ham bezir yağı en yavaş kuruyan türüdür. İnceltilmiş bezir yağı, içinde tohum kırıntıları ve istenmeyen maddelerin çıkarılmış hâlidir. Pişmiş bezir yağı ise gerek ham gerek inceltilmiş bezir yağına göre daha çabuk kurur. Kuruduğu zaman koyulaşır. Bu özelliğini içinde bulunan manganez oksitte borçludur. Bezir yağı, ağacın derinliğine yavaş girer bu yüzden sıcak sürülür.
Ağaca sürülen bezir yağı ağacın hava ile temasını keserek dışarıdan nem almasını engeller. Böylece ağacın çalışması kısıtlanmış olur. Bezir yağına toprak boyalar da karıştırılarak istenilen renkte kullanılır.
Katran, organik maddelerin damıtılması veya metanın petrol yağları ile yanmasından elde edilen gereçtir. Çeşitli türleri; odun katranı, taş kömür katranı, yapağı yağı katranı gibi çeşitlerdir. Katran sıvı veya ağdalı, koyu kahverengi yanık kokulu sudan daha ağır karmaşık birleşimli bir üründür. Bileşiminde yağlar, is ve fenol bulunur.
Ahşap işlerinde taş kömürünün damıtılmasından çıkan katrandan anilin denilen yapay boya gereci kullanılmaktadır. Katkısız arı anilin boyanın renklendirme gücü yüksektir. Etki derinliği yeterli olan bu maddenin koruma süresi ise uzundur.
Ahşap yüzeye doğrudan doğruya uygulanan katran, ahşabı mantar ve böceklerden korumak ve renk vermek amacı ile kullanılır.
Kündekâri gerçekten zor bir çalışma, ince ince uygulanması gereken çalışmaları var. Tüm bu çalışmalar su ve nemden korumak için mi uygulanıyor?
Kündekâri çeşitlerinde ve özellikle hakiki kündekâride kullanılan yapım tekniklerinde suya karşı dayanım özelliği düşünülmüş ve ağaç parçalarının hazırlanması esnasında her ağaç parçasına suyun akışını sağlayacak belirli su kanalları bırakılmıştır. Çok ince hesap ve teknik yeterlilik isteyen bu yöntemle, ağacın yüzeyine düşen yağmur damlalarının yüzeyden parça aralarına ilerlemesi ile birlikte oluşan suyun birikmesi engellenmiş olur.
Ağaç parçasındaki su kanalları, geçirme işlemi sırasında diğer ağaç parçasındaki su kanallarına yerleşmiş olur. Suyun akışını daha da kolaylaştırmak için kanallara belirli bir eğim verilerek suyun kündekâri sisteminde birikmeden akması sağlanmış olur.
