Karantina Günlerinden Sonra Beslenme ve Sağlık / Diyetisyen Betül İslamoğlu Bozkurt
Karantina günleri sona erdiğinde; evde geçen süremiz azalsa da viral enfeksiyonlar ile karşılaşmak her daim söz konusu olabilir. Yani karantina süreci sonrasında da güçlü bir bağışıklık altın değerinde olacaktır.
Özellikle karantina döneminde kilo problemi yaşayanlar, sağlık sorunları yaşamamak adına hızlı bir toparlanma sürecine girmelidir.
Hızlı kilo alımı ve sağlıksız beslenme yerini kaliteli, dengeli ve sağlıklı beslenmeye bırakmalıdır.
Glisemik İndeksi Yüksek Besinlerden Uzak Durun
Özellikle kilo kontrolü adına, kompleks karbonhidratlar dediğimiz kan şeker düzeyini fazla arttırmayan, kaliteli karbonhidrat kaynakları beslenmede yer alırken basit şeker ve hazır paketli gıdalardan uzak durulmalıdır.
İşlenmiş şekerli tatlılar, beyaz un içeren ürünler, beyaz pirinç, makarna gibi besinlerin yüksek glisemik indekse sahip olduğu unutulmamalıdır.
Yeterli, Çeşitli ve Dengeli Beslenin
Yeterli beslenmek, çok düşük kalorili diyetlerden uzak durmak ve kişinin metabolizmasının düzgün şekilde çalışabilmesi için gereken enerji ve besin ögelerini alması anlamına gelir.
Çeşitli beslenme, sürekli belli bir besin grubunu değil ihtiyacımız olan ve özellikle vücudumuzda sentezlenemeyen tüm vitamin ve mineralleri alabilmek demektir. Sebze, meyve, et grubu, süt grubu, tahıl grubu mutlaka tüketilmelidir. Tabaklarda farklı renkli gıdalar yer almalıdır.
Tabaklar dengeli olarak bütün besin gruplarını içermelidir. Sebze, et veya kuru baklagiller gibi ana yemeklerin yanına salata ve kaliteli karbonhidrat kaynakları eşlik etmelidir.
Özellikle bağışıklık hücrelerini güçlü tutmak adına bu dönemde protein kaynaklarını tüketmek önemlidir.
Et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, kefir gibi besinler soframızda olabildiğince bulunmalıdır.
Hareketi Arttırın
Alınan kiloları vermek ve bağışıklığı güçlü tutmak adına hareketli olmak oldukça önemli.
Kaslarımız, vücudumuzun enerji üreten fabrikalarıdır. Mitokondrilerimizde yeterli miktarda enerji üretilmesi için kas aktivitemizin iyi olması gerekir. Bu nedenle, aktif olmak savaşçı hücrelerimizin de gücünü arttıracaktır. Aynı zamanda yağ kaybını destekleyecektir. Açık havada yürüyüşler veya ev egzersizleri yapılmalıdır.
Su İçmenin Önemini Unutmayın
Hareketin azalması su tüketiminin azalmasına neden olmuş olabilir ancak; bütün metabolik faaliyetlerde su kullanılmaktadır. Vücudun temizlenmesi ve dolaşımın iyi olması için de su temel kaynaktır. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında, ağız ve boğazın mikrobiyal temizliğinde yeterli su tüketilmesi gerekir.
Kişi gün içerisinde kilogram başına 30 ml olacak şekilde su tüketmelidir. Yeterli su tüketilip tüketilmediğini anlamanın bir yolu da idrar rengine bakmaktır. İdrarın açık sarı renkte olması gerekir.
Uyku Düzeninize Dikkat Edin
Karantina günlerinde sürekli evde olmak ve rutinleri kaybetmek, aynı zamanda kaygı oranının artması ile pek çok kişi uyku bozukluğu ile karşı karşıya kaldı.
Büyüme hormonunun salgılanması ve vücudun onarımı için sirkadiyen ritim yani vücudun biyolojik saati dikkate alınmalıdır. Özellikle gece 23- 03 saatleri arasındaki uyku çok değerlidir. Rutinlere geri dönmek, hareketi artırmak uyku düzenine dönmeyi ve uyku kalitesinin artmasını kolaylaştıracaktır.
Düzene kolayca ulaşmak isteyenler uyuma saatine yakın melisa çayı, papatya çayı gibi rahatlatıcı çaylar tüketebilir.
Bağışıklığınızı Güçlü Tutacak Besinlere Tabağınızda Yer Verin
Çinko, selenyum içeren; kırmızı et, susam, mantar, ıspanak, yumurta, kuruyemişler beslenmemizde bulunmalıdır.
Sülfürlü bileşenler içeren; soğan, sarımsak, pırasa, karnabahar, brokoli, kereviz, yumurta, kemik iliği tüketilmelidir.
C vitamini kaynağı; kırmızı ve yeşil biber, maydanoz, brokoli, çilek, turunçgiller ve koyu yeşil yapraklı sebzeler bağışıklığa destek sağlayacaktır.
Probiyotikler; bağırsağımızda bulunan faydalı bakterilerdir ve bu sağlıklı floranın gelişmesi için prebiyotik dediğimiz sindirilmeyen besin bileşenlerine ihtiyaç vardır.
Prebiyotik lif kaynakları; yulaf, enginar, kereviz, pırasa, soğan, sarımsak, baklagillerdir. Bağışıklık hücrelerinin %70- %80’inin bağırsakta olduğu düşünüldüğünde yediklerimizin ne kadar değerli olduğu da anlaşılacaktır.
Güneşlenmeyi İhmal Etmeyin
D vitamini bağışıklık için oldukça önem taşır. D vitamini sentezi için günde 15-20 dakika rahatsız etmeyen güneş ışığı altında, güneş kremi olmadan direkt temas ile el ve yüz bölgesi güneşlendirilmelidir.
Diyetisyen Betül İslamoğlu Bozkurt Kimdir?
2015 yılında Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden onur öğrencisi olarak mezun oldu. Okuduğu süre içerisinde pek çok kurs ve kongrede yer aldı.
Liv Hospital, Medical Park, Esteworld gibi belli başlı kurumlarda deneyimleri oldu.
Haber portallarında, dergilerde beslenme ve sağlık bölümü yazarlığı ile röportajlar yaptı.
Farklı kurumlarda workshoplar, seminerler düzenledi.
2015-2018’de gönüllü üyesi olduğu AID (Alliance International Doctors) (Uluslararası Doktorlar Birliği) ile beraber mültecilerle ilgili bir projenin ‘Beslenme’ kolunu yürüttü.
Ulusal bir kanala Bayram Özel konuğu ve canlı yayın konuğu olarak katıldı.
Yine aynı yayın kuruluşunda Şubat 2018 itibariyle “Bi Diyet Bi Tarif” programını hazırlayıp sundu.
Şubat 2016 tarihinden itibaren farklı kurumlarda poliklinik diyetisyenliği yapan Betül İslamoğlu Bozkurt pek çok farklı eczaneye de 2016 yılından beri kurumsal danışmanlık yapmaktadır. Halen kendine ait Beslenme ve Danışmanlık merkezinde hizmet vermektedir.
