Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

İyi Mizah Zorlamaya Gelmez / Yavuz Seçkin

Bu Yazıyı Paylaşın:
İyi Mizah Zorlamaya Gelmez / Yavuz Seçkin

Komedyenliğe nasıl başladınız? Taklit yeteneğinizi nasıl fark ettiniz?

Onu ben değil de arkadaşlarım fark etti. Arkadaş ortamlarında, sohbetlerde onlar keşfettiler. Bana, “Yahu, senin yeteneğin var galiba; sen bu şansını ‘İner misin, Çıkar mısın’da bir dene” dediler. Biz de denedik; orada kazandık ve devam ettik.

Ünlülere yaptığınız pek çok şakanız var. Unutamadıklarınızdan birini anlatır mısınız?

Eminim, hâlâ onların hafızasındadır; unutulacak şakalar değil, güzel şakalar oldu. Mesela ünlü bir sanatçı arkadaşımızı Mustafa Topaloğlu gibi aramıştım. Kendisine, “Bir program çekiyoruz; ama atmosfer basıncı olmayacak, havalanacağız, havada çekeceğiz. Seyirciler de havalanacak.” demiştik.

Şu sıralar hangi projeleriniz var, neler yapıyorsunuz?

Şu sıralar, bir yarışma programı vardı, onu bitirdik. Şimdi radyo programı, “Yavuz’un Minibüsü” var. Bir de kısmetse, yine benim daha önceden yapmış olduğum komedi programı “Komedya”yı yeni tiplemelerle tekrar yapmayı planlıyoruz.

Sanat hayatınızda 20. yılınızdasınız. Kalıcı olmak nasıl mümkün oluyor? Bu başarı nasıl geliyor?

Çalıştığın, ürettiğin, kendini yenilediğin sürece çok zor değil.

İnsanları güldürmenin çeşitli yolları var. Bu temiz ve düzgün bir şekilde nasıl yapılabilir?

Olduğu gibi, gelişine bırakacaksın. Mizah, çok zorlamaya gelmez. İnsanlar kendilerinde gördükleri şeyleri izlerken gülerler. Zaten herkesin ortak noktada buluştuğu bir mizah çizgisi var; Türkiye’nin mizah çizgisi belli. O minvalde biz de dolaşıyoruz, herkese hitap etmeye çalışıyoruz.

Peki, mizahı hayatın içinde nasıl bir konumda görüyorsunuz, insan ilişkilerinde yeri nedir?

Mizah, olmazsa olmaz tabi ki. Hele son zamanlardaki duruma baktığımız zaman, herkeste bir karamsarlık var. Yaşanan terör olaylarından dolayı mutsuz, geleceğe sıkıntılı bakan bir toplum var. Mizah, bir nebze olsun insanları rahatlatır, o gerginliklerini alır. Tabi ki bir yere kadar. Yani şu olanlara karşı mizah bile güldüremez, insanları mutlu edemez. Bence şu an, mizahtan öte, bir barışa ihtiyacımız var.

Mizahın hem güldürme hem düşündürme yönleri var. Yavuz Seçkin’in gayesi ne, mizahında?

Ben, olduğu gibi, yani hiç düşündürmeden güldürenlerdenim. Gülsün de nasıl gülerse gülsün yani.

Kişilik anlamında, yaşantı anlamında, Yavuz Seçkin dediğimiz zaman nasıl tanımlarsınız kendinizi?

Ev adamı, aile babası. İşinde profesyonel. İşi ile ailesini çok iyi bir dengeye oturtan, işine yatırım yapan… Aslında standart bir adam. Hani öyle halk içinde görebileceğiniz bir karakter. Sadece taklit yeteneği ve mizahi donanımıyla biraz daha farklı kılıyor kendini.

Yavuz Seçkin, dostlarında, arkadaşlık ilişkilerinde, çevresinde, olmazsa olmaz ne gibi özellikler arar?

Ben samimiyet ararım. Bir de arkadaşım beni su-i istimal etmemeli; ona olan sevgimi ve alakamı kötü kullanmamalı. Ona güvenebilmeliyim. Onun için çok fazla arkadaşım yok.