Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Işıkla Yazma Sanatı / Dr. Mehmet Gülçubuk

Bu Yazıyı Paylaşın:
Işıkla Yazma Sanatı / Dr. Mehmet Gülçubuk

Fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında yazı yazmam söz konusu olduğunda kişisel bir bakış açısı ile yazmam gerektiğini düşündüm. Zira fotoğrafçılık benim mesle­ğim değil, bu konuda çok yetkin olduğumu da düşünmüyorum; amatör ruhla fotoğraf çekiyorum. Bir yandan görsel dünyaya yeni imajlar kazandırıyorum, diğer yandan fotoğ­raf çekmek beni geliştiriyor, bilgilendiriyor, bende farkındalık yaratıyor, detayları ve farklılıkları görmemi sağlıyor.

Görsellik ve güzellik hep ilgimi ve merakımı uyandırmıştır. 23 yıllık düzenli bir sinema izleyi­cisiyim. Paris Louvre, Londra British, Amsterdam Rijk ve Van Gogh müzelerinde, Viyana Schönbrunn ve Belvedere saraylarında ünlü ressamların resimlerini görme şansım oldu. İstanbul’da Küçüksu Kasrı, Ihlamur Kasrı, Aynalıka­vak Kasrı, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Süleymaniye Camii, Sultanahmet Camii gibi pek çok mimari olarak değerli yapıları gezip inceledim. Düşünüyorum da görselliğe bu kadar ilgili iken fotoğrafçılığa ilgisiz kalmam mümkün değildi.

İlk fotoğraf makinem kompak bir dijital makinaydı. 2004 yılı sonlarında edindim. Fotoğraf sanatı resimden teknik yönü sebebiyle çok farklıdır. Fotoğ­rafçılık için makina, lens, tripod, filtre, 10-15 yıl öncesine kadar film gibi aletlere ihtiyaç vardır. Bu durum belli bazı malzemeleri edinmek için bir bütçe ayırmayı gerektiri­yor. Günümüzde fotoğrafla ilgilenen insan sayısı çok arttı. Dijital makinaların çıkması, her karenin basılmak zorunda olunmadan bilgisayarlara aktarılması, digital bellekler sayesinde yüzlerce karenin hızla çekile­bilmesi, çekilen karelerin hemen görünüp değerlendirilebilmesi, elektronik posta ile hızla başka yerlere gönderilebilmesi bu ilgiyi her geçen gün arttırıyor.

Fotoğrafçılıkla ilgilenen insanların sayısının artması pek çok güzel karenin oluşmasını sağlamakla kalmadı, fotoğraf makinası ve aksesuarları üreten firmaların, çözünürlüğü yüksek makinalar, keskinliği ve etki gücü gelişmiş lensler üretmesini de sağladı. Bir de her geçen gün yenisi çıkan programlar ve uygulamalar, değişik tarzları ortaya çıkardığından, çok geniş bir fotoğraf dün­yası oluştu.

Yukarıda bahsettiğim gelişmeler, doğal olarak fotoğrafla ilgilenmeyi düşünen bir kişinin nasıl bir yol izleyeceği sorusunu akla getiriyor. Naçizane önerim şudur; kişi ne yapmak istediğine, asıl hedefinin ne olduğuna karar vermelidir. Anı fotoğrafı çekecekse kendinden lensli, hazır çekim modları içeren, uygulaması ve kullanması kolay ve maliyeti az olan kompak makinaları tercih etmelidir. Eğer kişinin amacı konu ne olursa olsun güzel görüntüler oluşturmaksa, o zaman SLR denilen geniş kullanım imkanı sunan, değişik lenslerin takılabildiği ve bu lenslerin özelliklerine göre zengin konuların ele alınabildiği profesyonel makinaları tercih etmeli ve temel fotoğrafçılık bilgilerini elde etmek için kursa gitmelidir. Tabi bu maliyeti artıracak ve daha geniş zaman ayırmayı gerektirecektir.

Devamı Gönül Dergisi 1.Sayımızda