İlham Kaynağım Ölümsüz Aşklar / Ahmet Selçuk İlkan
Unutulmaz besteler, unutulmaz şarkılar, dillerden gönüllere aktarılan şarkılar; bu güzel eserler nasıl oluştu? Nasıl bir duygu, nasıl bir ruh hali…
Ben gerçek aşkların hikâyesinden, öyküsünden süzülmüş satırları, mısraları şiire döküyorum, şarkıya döküyorum. İnsandan besleniyorum; insanların yaşadığı ölümsüz aşklar, güzel aşklar benim ilham kaynağım, onlar benim için vazgeçilmez.
Geçmişten günümüze müziğimizin gidişatı desek, bugünler hakkında neler söylemek istersiniz?
Müzik de hayata benziyor; hayatın içinde nasıl ki güller ve dikenler varsa, yanlışlar ve doğrular varsa, nasıl ki tatlar ve acılar varsa, şarkılar da hayatın ta kendisi. Onun için, hayatta seçimlerimizi yaparken, şarkıyı da seçerken özen gösterirsek isabet olur.
Her proje her iş başarıya ulaşmıyor. Sizin müziğinizde başarıya ulaşmanızı sağlayan, halkın gönlüne giden neler var?
Ben sanatıma ve işime sevdalıyım hatta karasevdalıyım. İşini çok sevmenin yanında altyapıyı ve donanımı da yanında götürmek lazım. Yani yalnız heves değil, içine nefes de katmak gerekiyor.
Devam ediyor mu besteleriniz?
Etmez olur mu; o bittiği zaman ben de biterim.
Arabeskle ilgili şu günlerde biraz düşüş var diyebilir miyiz? Krallar meydandan sanki çekildi.
Hayır, hayır. Önemli olan şarkıların kaderidir ama şarkıları da oluşturan hayatın ta kendisidir. Eğer hayatın içerisinde hâlâ acı, gözyaşı, keder, hüzün ve ayrılık ve ölüm varsa arabesk bitmez. Tabii, arabesk demek sadece karamsarlık demek değil. Ama bu bahçede ne ekerseniz onu biçersiniz. Yani sizin tarlanız arabeskse, dolayısıyla oradan çıkacak çiçekler de arabesk çiçekler olur, oradan orkide çıkmaz. Önce insanımızın ve hayatın gerçekten huzur içinde olması, her konuda sorunlarını çözmesi gerekiyor ki neşeli, eğlenceli şarkılar yapılsın. Ama bakın, ne kadar eğlenceli ve ritimli şarkılar yapılıyor olsa da görüyorsunuz sonunda “Ben Yoruldum Hayat” birinciliği alıyor. Çünkü hayat bizi yoruyor, hayat yordukça da arabesk yeniden doğuyor bence.
Müziğiniz dünyada dinleniyor mu? Dinlenildiğini duyuyor musunuz, izlenimleriniz var mı?
Tabii. Ben uzun yıllar Almanya’da yaşadım ve nerede bizden birileri varsa, özellikle bizim vatandaşlarımız varsa yurttaşlarımız, onlar zaten şarkılarımıza sahip çıkıyorlar. Ama geçen aylarda, pandemi öncesi, Yunanistan’a gittiğimde beni yazdığım “Mastika” “Emmioğlu” ve buna benzer şarkılarla karşıladılar.
