Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Herşeye Rağmen Kurtulmak Mümkün / Uzm. Psk. Orhan Gümüşel

Bu Yazıyı Paylaşın:
Herşeye Rağmen Kurtulmak Mümkün / Uzm. Psk. Orhan Gümüşel


Madde Bağımlılığı üzerine çalışmalarınız biliniyor. Şu an en yaygın madde bağımlılığı türleri olarak neleri sayabiliriz?

En yaygın olan tabi herkesin bildiği sigara bağımlılığı var, ama sigara narkotik bağımlılıklara girmiyor. İnsanları ürküten bağımlılıklar narkotik bağımlılıklar, satılması ve kullanılması suç sayılan bağımlılıklar. Ama sigara da sonuçta bağımlılık yapan bir maddedir. Nasıl tanımlıyoruz bu maddeleri? Aslında bağımlılık şöyle bir şey: İnsanın herhangi bir dış unsura aşırı gereksinim duyması ve onu almadığı, temin etmediği takdirde normal gündelik vazifelerini ve hayatını sürdüremeye­cek kadar bloke olması, kişiliğinin değişmesi, davranışlarının değişmesi, uyum becerilerinin bozulmasıdır. Tabi bunun bir de fizyolojik boyutu var; bedenin, daha doğrusu beynin bu maddeye sürekli bir ihtiyaç belirtmesi ve tüm enerjisini bu yönde kullanmasıyla ilgili. Tabi sigara o narkotikler içerisinde geçmiyor, bununla beraber alkol de geçmiyor. Ancak, özellikle bizim toplumumuzda alkol bağımlılığı da son derece önemli. Çünkü birçok insanın işiyle gücüyle, ailesiyle sorun yaşamasına, birçok yuvanın parçalanmasına, birçok birikimli insanın bir şekilde o birikimlerini kulla­namayacak hale gelmesine neden oluyor. Diğer maddelerle ilgili oranları kayıt altına almak, oranını belirlemek, çok fazla mümkün değil. Yalnız ülkemizin şöyle bir özelliği var; bazı narkotik maddeler zengin maddesi, bazıları fakir maddesi olarak bilinir. Ama Türkiye, dünyada bu madde­lerin üretildiği ülkelerin içerisinde önde gelmemesine rağmen ne yazık ki jeopolitik konumu itibariyle bu maddelerin bir geçiş noktası ve bu yüzden bu maddelere ulaşılması bizim ülkemiz adına çok zor olmuyor. Arayan insan buluyor bir şekilde. Onların için de esrar kullanımı tabi ki daha yoğun. Çünkü hem ulaşması kolay hem de fiyatı diğerlerine göre daha düşük, ama öbür maddeleri de bulmak yine kolay. Bunlar; kokain, ekstazi, eroin gibi maddeler. Bazı maddeler var uyarıcı. Yine böyle halüsinojen dediğimiz, hayal gördürücü nitelikteki maddeler var ki bunlar daha az bulunabiliyor. Çünkü bu maddelerin geçiş trafiği bizim ülkemiz üzerinden olmuyor.

Bağımlılığın gelişimi ve seyri nelere bağlıdır? Kullanılan madde kullanıcıyı kaygı ve gerilimden uzaklaştırır mı?

Evet, kullanılan maddelerin öyle bir özelliği olabilir, ama bunlar tabi ki geçici durumlardır ve maddeyi almanızla orantılıdır. Ne kadar aldığınız, ne sürede aldığınız ve ne sıklıkta kullandığınızla ilgilidir. Zaten maddede şöyle bir şey var; önce küçük dozlar yeter, ondan sonra doyma eşiği düştükçe daha çok dozda almaya başlarsınız. Rahatlayabilmek, kaygıdan uzaklaşabilmek için de haliyle dozu artırarak devam edersiniz. O zaman bağımlılık iyice gelişir.

Bağımlılığa iten faktörlere gelince bunda birçok neden var. Kişilik özellikleri var, yani kişinin kendisine bağlı olan özellikleri var. Bazı kişilikler madde kullanımına, bağımlılığa daha yatkındır. Bazen maddenin karakterinden kay­naklanan şeyler vardır. Bazı maddeler var ki bir kere kullandığınızda bağımlılığa götürür sizi. Çünkü çok keskin etkileri vardır. Bir de tabi ki sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel şartlar. Yani düşünün 1960’larda özellikle batı kültüründe marijuana serbestti. Bu yüzden esrarla ilgili bilimsel çalışmalar bile azdır, son on beş yılda çok artmıştır. Dolayısıyla sosyo-politik, sosyo-eko­nomik, sosyo-kültürel şartların hepsi bağımlılığa giden yolda etkilidir. Yani insanların bir şeyleri değiştirmeye yönelik kudretlerine dair umutları yoksa, kazanmaya dair umutları yoksa, o zaman rahatlamanın yolunu burada arayabilirler. Yani bir yerde çaresiz hissettiklerinde, güvenecek­leri, destek alabilecekleri birileri olmadığında, mesela sosyal desteğin az olduğu kültürlerde. Bizim ülkemizde bazen baskı olarak algılansa da bizim geleneksel aile kültürümüz, aslında hem maddeye başlamada hem de madde bağımlılığı oluştuysa onun tedavisinde çok önemli bir avantajdır. Çünkü sosyal desteğe önem veren bir değerler sistemimiz var ve işlerliği var. Ama bireyin öne çıktığı, topluluk yaşantısının geriye atıldığı, bireyin çok kıymetlendirildiği kültürlerde hem maddeye yönelimde hem de maddenin tedavisinde o kültürün handikapları yaşanır.

Ülkemizde madde bağımlılığının hedef kitlesi kimlerdsir? Bu açıdan toplum olarak biz ne durumdayız?

Madde bağımlılıklarının hedef kitlesi derken, adamların pazarladığı şeyden bahsediyorsak tabi ki gençlere pazarlamaya çalışıyorlar. Neden gençlere pazarlamaya çalışıyorlar? Çünkü bir ülkede nüfusun çoğu gençtir. Tabi ki bir genç de maddeyi daha uzun süreler kullanmaya adaydır. Birinci neden bu; o yüzden gençler iyi bir pazar… İkinci neden de gençlik döneminin özelliği ile alakalıdır. Bu yıllar, haliyle çatışmalı yıllardır ve insanın biraz kafasının karışık olduğu, neden-sonuç analizlerini yetişkinler kadar tam oturtup yapamadığı, kişiliğin fazlaca gel-gitler yaşadığı, duygu durumunun inişli çıkışlı olduğu bir zaman dilimidir ve böyle dönemlerde insan başkalarının suistimaline de açıktır. Güven mekanizmasında inanmaya daha müsaittir. Sorgulamaları ona göredir, tecrübeleri de azdır. Çünkü hayatında çok kazık yememiştir, ayırt edemez. Bu yüzden gençler, bağımlılık yapan maddeleri pazarlayanların hedef kitlesi konumundadır.

Devamı Gönül Dergisi 1.Sayımızda