Hayatımıza Giren Robot Teknolojisi / Dr. Ahmet Özyurt
Günümüz bilim adamlarının birçok çalışması birden fazla robotun ortak hareketi üzerine yoğunlaşmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalardan bir tanesi de insansız hava araçlarının ortak hareketi üzerinedir. Bu çalışmalarda İHA’lar (insansız hava araçları) birbirleri ile haberleşmekte ve iş paylaşımı yaparak belirli bir alanı daha kısa sürede analiz edebilmektedir. Bir uçağın taradığı bölge işaretlenmekte ve diğer uçakların o bölge üzerinde tekrar uçmasına gerek kalmamaktadır. Avusturalya’da yapılan örnek bir çalışmada İHA’lar zararlı bitkilerin tespiti için kullanılmakta ve zararlı bitkiler, büyümelerinin ilk aşamalarında tespit edilip ilaçlanarak zarar en aza indirgenmeye çalışılmaktadır. İlaçlama yine İHA’lar tarafından yapılmaktadır. Bu konudaki çalışmalar Avustralya Alan Robotları Merkezi (Australian Centre for Field Robotics) tarafından Sydney Üniversitesi bünyesinde yürütülmektedir. Zararlı bitkilerin yıllık zararı Avustralya verilerine göre milyar dolarlarla ifade edilmektedir. İfade edilen rakam yaklaşık 4 milyar dolar civarındadır. İHA’lar özellikle savaş teknolojisinde kullanılmaktadır. Bu alanda şu an için en gelişmiş olanlardan birisi X-47B.
X-47B, ileri teknolojiye sahip ve yapay zekâ kullanarak birtakım hareketlerinin planlamasını kendiliğinden yapabilen bir İHA’dır. Askeri amaçla kullanılan bu İHA, B2 uçaklarının tasarımından esinlenilmiş, uzaktan kontrol, hedef tespiti ve imhası gibi amaçlar için kullanılmaktadır. Burada verilen iki örnekten de anlaşılacağı üzere geliştirilen bir teknoloji insanlığa faydalı amaçlar için kullanılabilmekte veya askeri amaçla bir silaha dönüştürülebilmektedir. İHA’lar da robot teknolojisi içerisinde yer alır. Robot denilince ilk akla gelen robot kollar ve insana benzeyen robotlar olsa da durum biraz farklıdır. Bir robotun kontrolü üç farklı şekilde olabilmektedir. Birincisi, bir operatör ile uzaktan kumanda edilerek. İkincisi, önceden belirlenen hareket planlamasına göre yüklenen programa göre hareket etmesidir. Bu alana en uygun olan endüstriyel robotlardır. Üçüncüsü ise yapay zekâya sahip, karar verme algoritmasına göre hareketini kendisinin planlamasıdır. Burada robotun bir sonraki hareketi bir operatör tarafından %100 tahmin edilemeyebilir. Bu üç özellik aynı anda da bir robot üzerinde kullanılabilir.
Robotların, insan can güvenliğini tehdit edecek ortamlarda kullanılması yaygınlaşmaktadır. Özellikle bomba imha robotları, mayın arama robotları gibi. Arkeoloji alanında da dar ve tehlikeli mekânlarda robotların kullanımı yaygınlaşmıştır. Darpa tarafından geliştirilen “Big Dog” isimli robot ileri teknolojiye sahip olup fiziksel hareket kabiliyeti açısından dikkat çekmektedir. Tüm kara koşullarında, kaymadan, düşmeden ağır koşullarda engel tanımadan yürüyen bu robot Amerikan ordusunun yeni gözdesi gibi görünmektedir. Örneğin buzda kaydığı anda kendini hemen toparlayabilmekte ve devrilmemektedir.
Bu robot, lojistik destek amaçlı görülse de askeri bir silah olarak kullanılma potansiyeli oldukça yüksektir. Robotların bir diğer kullanım alanı ameliyathanelerdir. Hassasiyet oranları bir insan hareketi ile kıyaslanamayacak derecede yüksek olan robot kollar en zor ameliyatları başarılı bir şekilde yapabilmektedir. Bu alanda robotların kullanımı henüz yenidir ve hızla gelişmektedir. Tamamıyla yapay zekâ ile ameliyat yapabilen bir robotun yorgunluk, stres ve bunlara bağlı olan dalgınlık gibi bir problemi de olmayacaktır. Yine de insan unsurunun temel oluşturduğu unutulmamalıdır.
Mutlaka bu operasyonlar uzman doktorlar gözetiminde yürütülmektedir. Robotik cerrahinin hastaların daha kısa sürede iyileşmesi, daha az ağrı, ameliyat izinin olmaması veya çok az olması, enfeksiyon riskinin az olması gibi birçok avantajları vardır .
Devamı Gönül Dergisi 1.Sayımızda
