Evcil Hayvanlar ve Zoonoz Hastalıklar / Veteriner Hekim Ahmet Coşkun
Evcil hayvanlar ile insanlar arasında gizli bir ilişki yumağı vardır. Sırrını kimse çözemez, ancak hayvanseverler müstesna.
Evcil hayvanlar bizlere karşılıksız sevmeyi öğretirler. Ama ne var ki bazı insanların insan ilişkileri o denli bozuktur ki anlaşamaz kimseyle. Sinirlidir, sabırsızdır ve ihtiras doludur. Bu kişiler aslında insanlar ile anlaşamadıkları için hayvansever görünürler. Onlar bendir, tek taraflı monolog ilişki kurarlar. Gerçek hayvanseverler insanları da sevebilmesini başaran kişilerdir. Bunun sonucu olarak da evcil hayvanlarla birlikte yaşadığımızda içimizdeki duygular dışarı çıkar.
Kuşlar evde beslemek için en fazla tercih edilen hayvanlardır. Önemli bir rahatsızlığa sebebiyet veren hastalık taşımazlar. Nadiren özellikle immun sistemi düşük kişilerde ağır akciğer enfeksiyonlarına neden olabilirler.
Kuduz, hiç şüphesiz hayvanlardan geçebilecek en tehlikeli hastalıklardan birisidir. Özellikle kedi ve köpeklerin ısırması veya tırmalaması yoluyla bulaşmaktadır. Aşı yaptırmak kuduzdan korunmada alınabilecek en önemli önlemlerden birisidir.
Aşağıda bazı evcil hayvanlarla ilgili dikkat edilmesi gerekenler üzerinde durulmuştur:
Kedi ve köpek bakımında en önemli başlangıç noktası aşılama ve bağırsak parazitlerinin tedavisidir. Aşılama, bulaşması çok kolay olan ölümcül hastalıklardan korunmada en önemli faktördür. Bu yüzden aşılama yapılmayan hayvanlar ve dolaylı yoldan beraber yaşayanlar büyük risk altındadırlar. Bulaşabilecek hastalıklar ölümcül ve tedavileri mümkün olamayabilmektedir.
Parazitler, kedi ve köpeğin hayatının ilk evrelerinde öldürücü olabilmektedir ve bu parazitler bizlere de bulaşabilmektedir. Bu yüzden kedi ve köpeklerin hayatlarının ilk dönemlerinden itibaren parazitlerinden arındırılması gerekmektedir. Parazit tedavisi ömür boyunca sürmesi gereken ve de dikkat edilmesi gereken bir tedavidir. Bundan dolayı evlerde köpek beslemek hem sağlık açısından doğru değil hem de hayvanlar için büyük bir eziyettir. İnsanlar bile ev ortamında sıkılırken gezmeyi ve dolaşmayı seven köpekleri evlere koymak doğru değildir. Beslemek için niyet edenler köpekleri aldıktan sonra zorluğunu görünce maalesef sokaklara bırakmaktadırlar. Hayvanlardan bulaşan bazı hastalıkları saymak istiyorum.
ZOONOZ HASTALIKLAR
Zoonoz hastalıklar; hayvanlardan insanlara bulaşan, hayvanlarla insanların ortak hastalıklarıdır. Bu hastalıkların etkenleri viral, bakteriyel, fungal (mantar) ve paraziter olabilir. Hayvanlarımızın bu hastalıklardan korunabilmesi, Veteriner Hekimler tarafından yapılan aşı, parazit ilaçları ile yeterli olurken; insanlar temizlik ve hijyen kurallarına uymakla korunabilmektedir. Dünyada bilinen 150, ülkemizde 40 civarı zoonoz hastalık mevcuttur. Hayvan ve insanların temas etme yollarının çeşitliliği, gıda yollu bulaşmayı da eklersek zoonotik hastalıklar artma meyli göstermektedir. Zoonoz hastalıkların ülkemizde önemli olanlarını genel bilgi, bulaşma yolu ve korunma yollarını işleyelim.
ANTRAKS: Hasta olan hayvanlarla temas yoluyla bulaşır. Hayvanlar mikrobu aldıktan birkaç gün sonra hastalanır ve bir haftada ölüm gerçekleşir. Hayvanlarda ishal, kan işeme, titreme görülür. Ölen hayvanlarda ağız, burun ve anüsünden kanlı sızıntı bulunur. Kesilen hayvanların kanı pıhtılaşmaz ve siyah renktedir.
İnsanlardaki Hastalık Belirtileri: Boyun, göğüs, göz kapağı derilerinin altında ödemler oluşur. Akciğer ve sindirim sisteminde ağrı ve yangı görülür. Hastalığı başlangıçta tanımak zor olduğundan kurtuluşu yok gibidir.
Korunma Yolları: Ölen hayvanlar çukurlar açılarak üzerlerine sönmemiş kireçler atılarak gömülür. Ölen hayvanların yerleri ve temas ettikleri her yer antiseptik ve sıcak sularla temizlenir. Hastalık görüldüğünde ateşi olmayan hayvanlar derhal aşılanır. İnsanlar ağız, burun ve anüsünde kanlı sızıntı gördükleri ölü hayvanlarla kesinlikle temas etmemeleri gerekir.
KUDUZ: Hayvanlar tarafından ısırılma, hayvanın salyasının açık yara ile temasıyla bulaşır. Virüs, sinirler yoluyla ilerler ve merkezi sinir sistemine yerleşir. Kuduz olan hayvan; saldırganlığının artması huy değişikliği, yutak felcinden dolayı salyanın dışa akması, suya karşı isteksizlik halleriyle tanınır.
Korunma: Aşılama ile olur, kuduz görülen bölge karantinaya alınır.
KİST HİDATİK: Şeritleri taşıyan köpeklerin dışkıları ile dışarı atılır.
Bulaşma: Bu şeritler su, gıda, bulaşmış ellerin ağza götürülmesiyle insanlara bulaşır. Karaciğer, akciğer, beyin, kalp, böbrekte yerleşip hidatik kistleri oluşturur. Bu kistler fındık büyüklüğünden çocuk başı büyüklüğüne kadar ulaşabilir.
Korunma: Evde bahçede bakılan köpeklerin parazit ilaçlarıyla ilaçlanması gerekir. Köpek beslemek için evler önerilmez ve bahçede barınaklarının olması hem insanlar için hem de insan dostu köpekler için daha uygundur. İnsanlarda kistlerin ameliyatla çıkarılması gerekir.
Unutmayın, hayvanlar insanlara hizmet etmek için yaratılmış sevgi ve şefkate ihtiyacı olan canlılardır.
Tüm bu hastalıkların yanı sıra her türlü hayvan ve bunların tüyü alerjik yakınmalara neden olabilmektedir. Evcil hayvanların tüy ve deri döküntüleri sıklıkla alerji nedeni olabilmektedir. Bazen bu hayvanların salyası ve dışkıları da alerjenik olabilmektedir. Bu yüzden evde beslenen hayvanların temizliğinin düzenli yapılması gerekir.
Kedi Beslemek
Kediler evlerde besnebilen canlılardır. Tüy dökme zamanlarına dikkat etmeli. Peygamber Efendimiz kediler hakkında şöyle buyurmuşlardır:
“Kedi necis değildir. Etrafınızda çok dolaşan [sevimli] bir hayvandır.” (Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, Muvatta)
Evlerde en çok beslenen hayvan kuşlardır. Peygamberimiz (sav), hizmetinde bulunan Enes bin Malik’in annesinin evine ara sıra giderdi. Küçük çocuğun bir kuşu vardı. Peygamber Efendimiz (sav) “Kuşun ne yaptı?” diye latife edip çocuğa sorardı. Şayet kuşu hapsetmek caiz olmasaydı, Peygamberimiz (sav) mutlaka onu yasaklayacaktı. Hatta Enes b. Malik’in rivayetine göre: “Resulullah (sav) onun Ebu Umeyr denilen kardeşini gördüğünde: ‘Ebu Umeyr! Ne yaptı Nuğayr?’ diye latife ederdi.” (Buhari) Nuğayr serçe büyüklüğünde bir kuşun adıdır. Enes’in kardeşinin böyle bir kuşu varmış ve onunla eğlenirmiş.
Kedi beslemek sünnettir. Hz. Muhammed Uhud seferinde, yavrularını emziren bir kedi ordunun önüne çıkınca, kedinin ezilmemesi için başına bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Müezza koymuş. Siyah beyaz bir Habeş kedisiymiş Müezza. Ağzının içinde üst damağında lekeleri varmış. Bu sık rastlanmayan damağında leke olan kedilerin Müezza’nın soyundan geldiği kabul edilir. Müezza, muhtemelen bir sokak kedisiydi ve Mekke’nin sıcak kavurucu çöl sokaklarından Hz. Muhammed’in ilgisi ile kurtulmuştu.
Sahabeden Ebu Hureyre diye bildiğimiz zât için “Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!” demişler. Hz. Muhammed o anda bir şey söylememiş. Hz. Muhammed Ebu Hureyre’yi daha sonra sokakta görmüş. Hz. Muhammed’e sahabenin söylediğini kendisi de bildiği için Resûl-ü Ekrem Peygamberimiz bir şey söyler diye, yanındaki kediyi hemen hırkasının içine saklamış. Resulullah kendisine, “Hırkanın altında ne sakladın.” demiş. Hırkayı açmış küçük bir kedi yavrusu. Hz. Muhammed yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta: “Ebu Hureyre utanma, öğün. Sen kedi babasısın” demiş.
İsmi Abdurrahman bin Sahr olan bu sahabeye, o günden sonra, artık Peygamber Efendimiz’in (sav) hitap ettiği gibi “Ebu Hureyre (Kedi babası)” diye hitap edilmiştir. (Buhari: 5, 811)
Hayvanlara karşı merhametli ve şefkatli olmak durumundayız. Çünkü onlara yapılan kötü muamelenin dinmize göre cezası büyüktür. Peygamber Efendimiz bu konuda bizi ikaz ederek şöyle buyurmuştur:
“Bir kadın, bir kediyi kapalı bir yere hapsetti. Kediye yiyecek, içecek vermedi. Dışarıda bir şey bulup yemesi için serbest de bırakmadı. Kedi öldü ve kadın da bu yüzden cehenneme müstahak oldu.” (Buhari)
“Susuz bir mümin, kuyuya inip su içti. Bir köpek de kuyunun ağzında susuzluktan bitkin vaziyette bekliyordu. O kimse, bu hayvana acıyıp ayakkabılarından birini çıkardı ve onunla köpeğe su verdi. Bu hareketten Allahu Teala razı oldu ve o kimseyi cennete koydu.” (Müslim)
Hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere hayvanlar alemi de bizim bir imtihan vesilemiz. Bundan dolayı onlara davranışlarımızda merhamet temelli olmalıyız.
