Ehil Annelik / Dr. Gülşen Özgen
Hamileliğin fark edilmesi, bebeğin doğumu ve bebeğin hayatının ilk aylarında bir anne de dünyaya gelir. Bu psikolojik doğum, bir annenin anne olarak kendilik duygusu ve ebeveyn kimliğine sahip olmaya başladığı karmaşık bir süreçtir” diyor Partridge… Yani anneliğe geçiş. Orta çocukluk döneminde (5-12 yaş) çocuğu olan annelerin annelik süreçleri ve deneyimlerinin anne cephesinde nasıl anlamlandırıldığına dair kıymetli çalışmanızdan hareketle; bu dönemdeki annelik deneyimlerine “ehil annelik” diyordunuz. Nedir ehil annelik? Buradaki özgün yaklaşım nedir?
Tezimde ortaya koymaya çalıştığım ehil annelik kavramı, hem bir ebeveyn rolü gelişim teorisi basamağı hem de bir annelik stilidir. Nedir ebeveyn gelişim teorisi? Şöyle ki, bizler hayatta birçok role sahibiz. Bir çocuk dünyaya geldiğinde de o çocuğun anne ve babası olarak “ebeveyn rolüne” gireriz. Ebeveyn rolü, bir kere edinildiğinde öylece sabit kalmaz. Yaşam boyu değişir, dönüşür ve gelişir. Peki, bu değişim nasıl olur? En basit hali ile çocuğun yaşına göre. Bir bebeğe annelik etmek ile bir ergene annelik etmek yahut bir genç yetişkin annesi olmak birbirinden farklıdır. Benim meslekî olarak da ilgilendiğim ve uzmanı olduğum alan olan orta çocuklukta; yani kabaca okul çağı çocuğu diyebileceğimiz dönemde annelik diğer dönemlerden farklı özelliklere sahiptir. İşte bu gelişim dönemini ehil annelik olarak adlandırdım. Çünkü bebeklik ve ilk çocukluk dönemindeki acemi annelik gitmiş; yerine rolünün farkında ve gereklerini yerine getiren, rolünü ustaca oynayan biri ortaya çıkmıştır. Sizler de rahatlıkla gözlemlersiniz, orta çocukluk döneminde çocuğu olan anneler, çocuklarını tanımışlardır (ne yer, ne içer, ne sever, nasıl kural dinler, nasıl öğrenir gibi); anneliklerinin farkındadır (demokratik bir anneyim, kuralcı anneyim, annem gibi bir anneyim gibi); bir anne olarak güçlü ve güçsüz yanlarını bilirler. Ehil anneler, çocuklarının bağımsızlıklarını teşvik etmelerinin yanında kurallarından da ödün vermezler. İyi kural koyucu ve uygulayıcıdırlar. Çocuklarına karşı her zaman şefkatli, anlayışlı olan, koşulsuz sevgi gösteren, onların hatalarına toleranslıdır. Eksikliklerinin farkındadır dedik; bu eksikliklerini gidermeye isteklidirler, anneliğe dair araştırma içinde olurlar. Sahip oldukları özellikleri geliştirmeye yönelik idealleri vardır; çocukları ile daha fazla ilgilenme arzusundadırlar ancak bir yandan kendilerini de ihmal etmezler. Çünkü annenin kendine zaman ayırabilmesi bir ihtiyaçtır.
Ehil anneliğe giden yolda, “annelik öncesi” temalarda neler dikkatimizi çekiyor?
Gelelim ehil anneliği oluşturan önceki etmenlere. Tabii burada annenin anne olduğu yaşından, anneliğe hazırbulunuşluğundan ve annenin köken ailesinin etkilerinden bahsetmemiz gerekir. Annenin erken ya da geç yaşta anne olması, ehil anne olmasını doğrudan etkiler. Şöyle ki, çok genç yaşta anne olmak fiziksel olarak bir avantajdır; daha az yorulur, çocuğun hareketlerine daha fazla ayak uydurur. Ancak geç yaşta anne olanlar, sosyal ve duygusal olarak olgunluğa eriştikleri için çocuklarına gösterecekleri ilgi ve şefkat daha farklı olacaktır. Bunu bir anne şöyle açıklamıştır: “İsterseniz erken yaşta anne olursunuz, fiziksel anlamda çocuğunuzu doyurursunuz ya da geç yaşta anne olursunuz duygusal anlamda doyurursunuz.” Ben, araştırmamda geç anne olmanın daha avantajlı olduğu sonucuna vardım. Güncel araştırmalar da bu bulgumu destekliyor. Geç yaşta anne olmak; yani 20’lerin sonu ve sonrası, ehil annelik özelliklerini artırıyor. Anneliğe hazır hissetmek dediğimiz şey, anne olmadan önce çocuk bakmış olmak (kardeş, yeğen, komşu çocuğu gibi), çocukları çok sevmek, çocuklu bir hayat planı yapmaktır. Bunların olması, anneliği olumlu yönde etkiler. Annenin kendi çocukken ilk bakım verenlerinden (annesinden, babasından ya da kız kardeşinden) gördüğü iyi ebeveynlik tutum ve davranışlarının şimdiki anneliğini etkilediğini görüyoruz. Sıcak ve şefkatli ebeveynlik kuşaklar arası olarak aktarılıyor. Bir başka deyişle, ehil anne olan annelerin, kendi aileleri de ehil annelik özellikleri sergiliyor.
Ehil annelik sürecinin içini dolduran, katkıda bulunan; yani “anneliği güçlendiren” temalarda neler var?
Anne olduktan sonra neler oluyor da bu, anneleri işlerinin ehli haline getirebiliyor? Öncelikle zaman! Çocuk, ilk çocukluk döneminden sonra anneden kısmi olarak bağımsızlaşmaya başlar; yani bağımlılık azalır. Anne bugüne kadar getirdiği bilgi ve deneyim ile anneliğe dair birçok problemin üstesinden gelebilmeyi başarmış; yani tecrübesi artmıştır. Problemlerin üstesinden gelirken içsel kaynaklarını (daha iyi olmaya yönelik inanç/motivasyon, zaman yönetimi, esnek düşünebilme, zamana bırakma, çözüm odaklı olma) kullanır; dışsal kaynaklarından (eş, köken aile, eşin ailesi, sosyal çevre, içinde bulunduğu imkânları değerlendirme) destek alır. Araştırmada annelerin ehil anne olmalarındaki en büyük etmen, anneyi destekleyen, kural koyucu olan, çocuğuna zaman ayıran, ilgilenen babalardır. Babalardan sonra diğer aile üyeleri gelmektedir. Annelerin özellikle stresle baş etmelerinde sosyal destek algıları önemlidir.
Bu süreçler, zamanla “annelikte uzmanlık” gibi yetkinlik ifade eden bir yapıyı da önceliyor. Bu başlık altında neleri konuşabiliriz?
Annelikte uzmanlık, çocuk eğitimi ile ilgili teknik bilgiye sahip olma olarak düşündüğüm bir kavram. Şöyle ki, ehil anneleri ehil yapan şey, onların çocuklarına kural koyma, onları kontrol etme ve sınır koyma davranışlarındaki pozitif disiplin tutumlarıdır. Ehil annelerde gördüğüm en önemli şey, kuralları uygularken çocukları kurallara dâhil etmeleri, kuralların gerekçelerini açıklamaları, belirli aralıklarla kuralları çocuklara hatırlatmaları ve kararlı olmalarıdır. Bunlar literatürde geçen olumlu ebeveynlik davranışlarıyla paralellik gösterir. Diğer açıdan ehil anneler, çocuklarını benimsedikleri değerlere ve çocukları ile ilgili koydukları hedeflere göre yetiştirir. Bu değerlerin farkında olmaları ve hedef sahibi olmaları, anneliğin daha anlamlı ve sistemli hale gelmesini sağlar. Araştırmamda anneler sorumluluk ve saygı değerlerini ön plana çıkarmıştır. Hedefleri ise, topluma faydalı, hayata hazır, maneviyatı ve psikolojik sağlamlığı güçlü bireyler yetiştirmektir. Ehil annelerde karşımıza çıkan önemli bir özellik ise kardeşler arası ilişkileri yönetmeleridir. Kardeşler arasındaki çatışma, kıskançlık ve rekabet, ehil anneler tarafından her iki çocuğun farklı özelliklere sahip olduğunu kabullenme ve büyük kardeşin olumlu rol model haline getirilmesi ile çözümlenmiştir. Kısaca, ehil anneler kurallar ve kardeş ilişkileri konusunda uzmanlaşmıştır.
Çocuk odaklı iletişim, çocuğun bilişsel yapısının oluşumunda en çok söz konusu edilmesi gereken alan gibi görünüyor. Düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Ehil annelerin pozitif disiplin ve olumlu ebeveyn özelliklerinin yansımalarını, çocukları ile ilişkilerinde de görebiliyoruz. Çocukları ile güven ilişkisi içinde olmak ve onlarla zaman geçirmek, anneler için çok önemli. Buna çocuk odaklı iletişim dememin en büyük sebebi annelerin çocuklarıyla olan ilişkilerinde çocuklarının duygularını ve düşüncelerini gerçekten önemsiyor olmalarıdır. Çocukları ile oyun oynadıklarında sahici ve istekli bir şekilde oynuyorlar. Çocukları onlara güvensin ve bunu kaybetmesinler diye, verdikleri sözleri tutuyorlar. Çocuklarını yukarıdan bakan bir yetişkin gözü ile değil, çocuk kalbi ile anlamaya çalışıyorlar; onlara kulak kesiliyorlar. Bunlar bir çocuğun (hatta bir yetişkinin bile) hayatında çok değerli şeyler. Bu güven ve ilgiyi alan çocukların anneleri ile ilişkilerinin daha sağlıklı olacağını biliyoruz.
Çocukla birlikte başlayan süreçte, ehil annelerin, anneliklerini kendi dünyalarında anlamlandırma süreçleri, bu çalışmanın ana gündemini oluşturmaktaydı. Orta çocukluk dönemiyle birlikte (5-12 yaş), “annede benlik” kavramını nasıl anlamalıyız? Bu anlamda annede şekillenen benliğinin çocuk gelişimine etkisine dair düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Annelik benliği, bebeğin doğumu ile doğuyor; onunla birlikte büyüyor, gelişiyor ve bir kadının hayatını değişime uğratıyor. Annelik, kimi kadınların bebeğini kucağına aldığı anda ‘hissettiği’ şey olurken kimi kadınların çocuğu okula başladığında ‘hissettiği’ şey olabilir. Herkes anneliğe farklı zamanlarda anlamlar yükler. Orta çocukluk döneminde çocuğu olan annelerin anneliklerine dair anlamları genelde çok büyük sorumluluk olduğu ve hayat boyu sürdüğüdür. Diğer açıdan anneler empati, anlayış, merhamet gibi değerlerin hayatlarının merkezine oturduğundan bahsederler. Daha duygusal (kimi zaman daha öfkeli kimi zaman daha kaygılı) olduklarını, daha kolay ağlayabildiklerini, buna rağmen daha mutlu hissettiklerini uzun uzun anlatırlar. Bazısı için annelikten öncesi yoktur bile, hatırlayamazlar. Çocukları anne dediğinde, onun tek dayanağı olduklarını, içlerinin eridiğini, “Benim kızım mı bu!” diye şaşırdıklarını söylerler; bazısı anne hitabı karşısında kendini kahraman ve her şeye gücü yetermiş gibi hisseder. Bunlar o kadar derin ve o kadar büyük duygular ki, bazı anneleri ağlatır bile. Anne olmak elbette doğrudan çocukla bağlantılı bir süreçtir ancak annenin anneliğini yaşaması, annelik benliği dediğimiz şeyin doğrudan annenin içsel dünyası ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Anneliğe anlam yükleyen, onu değerli bulan annelerin rol doyumları daha yüksek oluyor, yani anne olmaktan ve çocuklu yaşamdan memnunlar. Bu da doğrudan anne-çocuk ilişkisini sağlıklı hale getiriyor; fiziksel, sosyal, duygusal, bilişsel olarak sağlıklı çocuklar yetişiyor. Buradan da sağlıklı nesiller için anne sağlığının ne kadar önemli olduğunu görmüş oluyoruz. Anneye yatırım yapan geleceğe yatırım yapar diye mesajımızı da verelim.
