Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi

Takip Et

Çocuklarda Alerji ve Tedavi Yolları / Prof.Dr. Yonca Tabak

Bu Yazıyı Paylaşın:
Çocuklarda Alerji ve Tedavi Yolları / Prof.Dr. Yonca Tabak

Alerji nedir? Neden oluşur? Alerji türleri genellikle nelerdir?

Alerji; normalde çevremizde olup, vücudumuza aldığımızda sorun yaratmayacak bazı maddelere aşırı tepki verilmesi halidir. Genetik bir hastalıktır, ancak genlerinde alerji potansiyeli taşıyan herkes alerjik hastalık yaşamaz. Alerjik hastalıklar, genler ve çevre etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Özellikle doğadan uzak şehir yaşamı bu yönde alerjinin ortaya çıkışına neden olarak görülen en büyük etmendir. Alerji, tepki verilen maddeye göre ve alerjinin hangi vücut bölgesini tuttuğuna göre ayrılabilir. Alerjileri, tepki verilen maddeye göre ayırırsak; gıda alerjileri, solunum alerjileri, ilaç alerjileri şeklinde görürüz. Etkilenen vücut bölgesine göre ise alerjik nezle, alerjik astım, mide bağırsak alerjileri, deri alerjileri şeklinde ayrım söz konusu olabilir.

Bir çocuğun alerjik bir hastalığı olduğunu ebeveynler nasıl anlar, belirtileri nelerdir? Bu belirtiler alerji çeşitlerine göre değişiklik gösterir mi?

Bir bebekte ortaya çıkabilecek ilk alerji belirtisi; genellikle yanaklarda kuruma ve kaşıntı ile seyreden, bazı bebeklerde tüm vücutta yaralar oluşmasına kadar ilerleyebilen alerjik egzama ya da diğer adı ile atopik dermatit görülmesidir. Atopik dermatit olan bebeklerde ileride yüzde 50 alerjik astım gelişme riski vardır. Bu yüzden atopinin erken fark edilmesi ve çocuğun alerjik açıdan takibe alınıp gerekli çevresel düzenlemelerin yapılması çok önemlidir.

Bir diğer erken alerji belirtisi kusma, iştahsızlık ve kilo almama ile seyreden mide bağırsak alerjisi gelişmesidir. Bu durum egzama ile beraber gelişebildiği gibi tek başına da görülebilir ve reflüye işaret eder. Reflü ve egzamanın nedeni çoğunlukla gıda alerjileridir. İlk sırada inek sütü proteini alerjisi gelir. Bunu yumurta ve buğday unu alerjisi takip eder. Nadiren fındık fıstık ve balık alerjisi de görülebilir.

Anne karnındaki bebeğin alerjik bir hastalığa yakalanma riski var mıdır? Varsa anne adayı nelere dikkat etmelidir?

Anne karnındaki bir bebeğin anne karnında iken alerjik hastalık yaşaması söz konusu değildir. Ancak doğduktan sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Yapılan çalışmalar annenin gebelikte doğa ile iç içe olmasının, çevremizde bulunup hastalık yapmayan dost mikroplarla sık temas etmesinin, bebeğin bağışıklık sistemini alerjiden uzaklaştırdığı yönündedir. Bu doğrultuda çiftlik ortamında, hayvanlarla temas içinde bir gebelik geçiren anne adaylarının çocuklarında daha az alerjik hastalık görülmektedir. Öte yandan annenin gebelik sırasında özel diyet uygulamasının yani bazı gıdaları tüketmemesinin, çocuğun alerjik yapısına etki etmediği bilinmektedir. Genel anlamda bol sebze meyve tüketen anne adaylarının bebeklerinde alerjinin daha az görülme olasılığı bilinmektedir.

Anne sütü alerji yapar mı?

Anne sütü, annenin tükettiği bütün gıdaların proteinlerini içerir. Bu yüzden anne sütü ile beslense bile bebekte inek sütü, yumurta, balık, buğday, fıstık gibi gıdalara alerji gelişmesi mümkündür. Böyle durumlarda annenin diyetinden, sorumlu gıdanın çıkarılması belirtileri hafifletmektedir.

Alerji testleri ne zaman yapılmalıdır?

Alerji testleri her yaşta yapılabilir. Ancak hangi tip testin seçileceği yaşa göre belirlenir. Örneğin üç yaş altında, gerek gıda gerekse hava yolu alerjilerine kandan bakmayı tercih ederiz. Çünkü çocuğun cildi aşırı hassas olup yanlış pozitif sonuç verebileceği gibi, alerji hücrelerinin ciltte düzenli dağılmaması nedeniyle yanlış negatiflik de söz konusu olabilmektedir. Üç yaş üzerinde ise gıda alerjilerini yine kan testleri ile, hava yolu alerjilerini ise altın standart kabul edilen alerji deri testi ile araştırmak tercih edilir.

Alerji her insanda görülebilir mi?

Alerji her insanda görülebilir. Ancak genetik olarak ailede alerji olan bireylerde olasılık daha fazladır. Özellikle anne ya da babadan birinde alerjik hastalık olduğunda çocukta alerji görülme şansı yüzde 25 iken, hem anne hem de baba da alerji olduğunda bu oran yüzde 50’ye çıkabilmektedir.

Alerjiyi tetikleyen faktörler nelerdir?

Alerji, etkilenen dokularda şiş kırmızı ödemli ve aşırı hassas bir durum yaratmaktadır. Bu hassas dokuyu bir yanık gibi düşünmek mümkündür. Normalde birçok insanda, maruz kalındığında reaksiyon yapmayacak bazı faktörler ki mesela hafif bir koku, rutubet ya da sigara dumanı... alerjik bronşta daralma ile sonuçlanabilmektedir.

Bunun yanında alerjik olunan maddeye, örneğin ev tozuna ya da polene aşırı maruz kalmak da alerji belirtilerini tetikleyebilmektedir.

Alerji tedavisi sürecinden bahseder misiniz?

Alerji tedavisi dört koldan ele alınması gereken bütüncül bir yaklaşımı gerektirir. Öncelikle alerjik olunan maddeden uzak durulması gerekir. İkinci olarak, hastalığın kısa zamanda belirtileri baskılayacak şekilde ilaçla kontrol altına alınması gelir. Üçüncü basamak, alerjinin dilaltı aşı tedavisi ile kökten çözümüne gitmektir. Aşı etkisini gösterdikçe ilaçlar azaltılarak kesilecektir. Dördüncü basamak ise tüm bunları kökten destekleyecek güçlü bir bağışıklık için sağlıklı beslenme ve astımlı çocuklarda yüzde 80 var olan reflüye neden olan kakaolu ve benzeri hazır gıdalardan uzak durmaktır. Bu basamaklardan biri veya birkaçı eksik olduğunda tedavi başarısız olmaktadır. Örneğin aşıyı uygulayıp ilaçları erken bırakmak ya da reflüye neden olan çikolata vb gıda tüketmek yine alerji belirtilerinin ortaya çıkması ile sonuçlanacaktır.

Alerji, tamamen geçen bir hastalık mıdır yoksa ömür boyu sürer mi?

Alerji, bağışıklık sistemini ilgilendiren ve tüm vücudu tutan bir hastalıktır. Çocuklarda sıklıkla alerjik astım veya bir diğer adı ile alerjik bronşit şeklinde kendini gösterir. Halk arasında astımın altı yaşında ya da ergenlikte geçeceği şeklinde söylentiler mevcuttur. Ancak bu doğru değildir. Astımın çocuklarda yüzde 90 nedeni alerjidir, ancak yüzde 10 çocuk alerji dışı sebeplerle astım olur. İşte alerjik olmayan bu yüzde 10’luk kesim çocuk büyüdükçe ve akciğerleri geliştikçe düzelmektedir. Alerjik olan kesimde ise yine ergenlikte akciğerlerin gelişimini tamamlaması ile geçici bir iyilik yaşanmaktadır. Ancak yaş ilerledikçe 30-40 yaşlarında çoğu hastada belirtiler geri dönmektedir. Çünkü alerji artarak devam etmektedir. Alerjinin bu yaşla beraber artmasının önünü sadece dilaltı aşı tedavisi kesebilmektedir.

Son zamanlarda alerji hastalıklarında artış yaşanmasının sebepleri nelerdir?

Alerjinin genetik bir hastalık olup çevre ile şekillendiğini ya da belirti verip vermemeye karar verdiğinden söz etmiştik. İşte bu şekilde genetik olarak aktif olmayan alerji genleri, şehir ortamının etkisi ile aktivite kazanmakta ve hastalık yapmaktadır. Modern yaşam, hava kirliliği, besinlerdeki antioksidan vitamin ve minerallerin eksilmesi ve mikroptan, doğadan uzak yaşam bu yönde en çok suçlanan faktörlerdir. Özellikle vücudumuzdaki dost mikroplardan oluşan flora bakterilerinin antibiyotik ve klor (havuzdan, çamaşır suyundan) gibi faktörlerle zedelenmesi bağışıklığı bu yönde bozmaktadır. Paketli ve kakaolu gıdalarla gelen reflü de bir başka etkendir. Hiç alerjisi olmayan çocuklarda bile çok çikolata tüketmeye bağlı hiç yoktan astım görülmeye başlandı. Bu açıdan çocuk beslenmesini düzeltmek, toplum sağlığı açısından hepimize düşen önemli bir görevdir.

Alerjisi olan çocuklarda ebeveynler nelere dikkat etmelidir?

Alerjik astımı olan çocukların anne babalarının ilk yapacağı şey mutlaka hastalığı bir çocuk alerjisi uzmanının kontrolünde tedavi ettirmek olmalıdır. Kendilerini bu yönde bilgi açısından geliştirmelidirler. Bu yönde anne babalara destek olması için, bir alerji başucu rehberi niteliğinde “Çocuklar ve Alerji” kitabını yazdım. Özellikle astımlı ve alerjik çocuk beslenmesinde büyük öneme sahip olan çocuk beslenmesi, ailelerin en çok üzerinde durması gereken konu. Çocuğun beslenmesinden abur cuburları çıkarırken, eksiklik hissetmemeleri için yerine sağlıklı alternatifler koymaları gerekir. Ben bu yönde de ailelere destek ve öncü olmak amacıyla kitaba bol meyve içeren sağlıklı atıştırmalık ve hamur işi tarifleri koydum. Tüm tarifler bizzat bana aittir. Aileler de bu tip değişik tarifler geliştirebilirler.

İkinci önemli nokta alerjiye uygun çevre önlemlerinin eksiksiz alınmasıdır. Örneğin, ev tozu alerjisi olan bir çocuğun evinden halıların kaldırılması, asla hiçbir odada sigara içilmemesi, keskin kokulu deterjanlardan kaçınılması çok önemlidir.

Bir diğer önemli nokta ailelerin ilaçları eksiksiz, doktor ne diyorsa bozmadan, müdahale etmeden uygulamalarıdır. Bu yönde doktora güven duyulması gerekir. Söylenen her şeyi yapmanın huzuru ile iyileşileceğine inanarak hastalık düşüncelerini ve kaygıyı evden uzaklaştırmak da bir diğer önemli konudur. Ailelerin psikolojik sağlığının çocuk astımının iyileşmesi üzerine etkisi olduğu bilinmektedir.

Çocukların alerjik bir hastalığa yakalanmaması için anne babaların alması gereken önlemler nelerdir?

Öncelik yine beslenmenin düzgün tutulmasıdır. Kakaolu gıdalar bol kafein içerdiğinden, zaten mide başı gevşek olan çocukların mide başlarını daha da gevşetmektedir. Aynı zamanda kakao içeriğindeki kafein mide asidini artırmaktadır. Bu yüzden çikolatalı her şeyden uzak durulması, çocukların astım ve benzeri solunum yolu hastalıkları yaşamaması için en önemli noktadır. Bunun yanında paketli gıdalar, fastfoodlar, gazlı içecekler, kızartmalar ve baharatlı gıdalardan da uzak durulması gerekir. Bunun yerine bol meyve sebze, kuru meyve ve kuru yemişler, baklagiller, tam tahıllar yanında et ve süt ürünlerinin kontrollü tüketimi sağlıklı bir beslenme planı sunacaktır. Bu yönde etkinliği kanıtlanmış tek beslenme şekli “Çocuklar ve Alerji” kitabında da ayrıntılı söz ettiğim Akdeniz diyetidir.

Çocukları alerjiden ve astımdan uzak tutacak bir diğer yaklaşım, evin hiçbir odasında sigara içilmemesidir. Küf içeren rutubetli, su alan binalardan da en kısa zamanda kurtulmak gerekmektedir. Çünkü küf ya da ev içi rutubet, sigaradan sonra en tehlikeli ev içi hava kirliliği nedenidir. Benzer şekilde çamaşır suyu, parfüm, oda spreyi gibi kimyasal kokulardan uzak durulması da astımdan korunmada büyük önem taşımaktadır.

Özellikle egzaması olan bebeklerin ileride ev tozu alerjisi geliştirmemesi için, ailelerin evden halıları en kısa sürede uzaklaştırması ve yatak için özel alerji kılıfları alması astımdan korunmada çok önemlidir.