Ağız ve Diş Sağlığının Önemi / Diş Hekimi Songül Parlak Yıldız
Yüce Rabbimizin bize nasip ettiği en güzel organlardan biridir dişlerimiz. Dışarıdan bakıldığında kemikten ibaret bir doku olarak görünebilir lakin yaratıcımızın türlü inceliklerle onu bezediğini görürüz.
İçinde çok ince bir şekilde bulunan kılcallar ve sinirlerki biz pulpa diyoruz dişin beslenmesini ve yanı sıra ısırma hazzını bize verir. Dentin tübülleri dediğimiz incecik kanallarla dişin pulpası dediğimiz kısımdan diş beslenir.
20 yaş dişlerini de saydığımız taktirde toplamda 32 diş vardır.Her dişin görevi vardır. Ön dişlerimiz kesmek, arka dişlerimiz ise ezmek için yaratılmışlardır. Dişlerin üzerinde bulunan bizim tüberkül dediğimiz çıkıntılar ve bunların alt üst diş dengesi muazzam bir şekilde çiğneme yapmayı sağlar. Büyük ve küçük azı dişlerinde bulunan bu çıkıntılar sanki anahtar kilit ilişkisi gibidir. Dişlerden birinin kaybı söz konusu olduğunda dişin karşılığına gelen diş uzar. Boşluğun yanındaki dişlerde eğilir. Böyle bir diş gördüğümde her zaman derim ki dişler bile yaratılmaya gayesi olan çiğnemeyi gerçekleştirmek için uzuyor. Biz ise yaratılma gayemiz olan kulluk vazifesini unutuyor dünya meşakkatlerine takılıp duruyoruz.
Diş eksikliği insanımızda çok önemli bir sıkıntı olarak görülmese de ilerleyen dönemlerde TME dediğimiz eklemde rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca öğütme işi ağızda tam olarak yapılamadığından bu görevi mide üstlenmekte ve midenin yükü artmaktadır doğal olarak da mide rahatsızlığı oluşmaktadır. Tam olarak çiğneme yapamayan birey doyduğunu da tam anlayamadığından fazla yer bu da kilo almasına sebep olur.
Bireyler sağlıklı olmak, sağlıklı yaşamak istiyorlarsa
Birincil olarak ağız bakımlarını çok iyi yapmaları gerekir.Çünkü sağlık ağızdan başlar.
İyi hijyen sağlanamayan bir ağızda diş ve dişeti rahatsızlığı görülmesi beklenen bir durumdur. Fakat gözden kaçırılan durum bu tür rahatsızlıklarda ortaya çıkan bakterinin kana geçip kalp kapakçıklarına yerleşmesi durumudur ki bu sıkıntılı bir tablo oluşturabilir.
Teknolojik olarak her geçen gün gelişen bir dünyada yaşıyoruz. İslam güneşimiz susuz, bitkisiz, insanların okuma yazma bilmediği, hatta en küçük bir ilimdem dahi nasipleri olmadığı bir ortamda doğmuş olmasına rağmen temizliğe büyük önem vermiş ve bu hususta şöyle buyurmuştur. ”Müslüman temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin. Zira cennete temizler girer.”(G.Ahmed Ziyaüddin,Ramuz El Hadis,1.cilt,gonca yayınevi)
Peygamber Efendimiz’in (sav) temizlikle ilgili önem verdiği konulardan biri de diş bakımı olmuştur. Sahabeler, Peygamber Efendimizi anlatırken onun dişlerinin inci gibi parladığını, tertemiz, bembeyaz ve ışıl ışıl olduğunu aktarmışlardır.
Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde de şöyle buyurmuştur “Eğer ümmetime zorluk ve meşakkate düşmeseydi, şüphesiz her namazda dişlerini fırçalamalarını emrederdim”
Ayrıca Peygamberimiz (sav), İslamiyet öncesi temizlik konusunda hiçbir bilgisi olmayan bir topluma bu konuda örnek olarak ve Yüce Allah’ın ilhamı olan bilgilerini aktararak onları en uygun şekilde eğitmiştir. Bir hadiste Sevgili Peygamberimizin (sav) diş bakımı ile ilgili sözleri şöyle aktarılmaktadır:
“Câbir anlatır: “Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: ‘Hilâl eylemek dişleri arıtır, pâk eyler, diplerini sağlamlaştırır ve ağız kokusunu güzel eyler.’”” (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi,1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1996)
Hadis-i şerifte belirtilen önemli ayrıntılardan biri, dişlerin nasıl fırçalanacağı ile ilgilidir. ‘Hilallemek’ diye tarif edilen yöntem, dişlerin yarım ay şeklinde, dairesel olarak fırçalanmasıdır. Bu yöntem diş minelerine zarar veren ve dişin yıpranmasına yol açan, sağa-sola fırçalama şeklinden farklıdır.
Günümüz diş hekimliğinde de hadisi şerifte aktarıldığı gibi dairesel fırçalama tekniği önerilmektedir. Diş aralarında besin artıklarının birikmesinin en iyi bu yöntemle önüne geçilebileceği belirtilmektedir.
Dinimiz İslam o kadar muntazam muhteşem bir din ki, koyduğu yasaklardan uzak durulursa kişi hem dünyasını hem ahiretini kurtarmış olur. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır. ”Gerçek mümin için hem dünya cennet hem ahiret cennettir.” Evet bu dünyayı cennet gibi yaşamak da yine insanın elindedir. Rab olarak Allah’ı, din olarak İslamı, peygamber olarak Hz.Muhammed’i, kitap olarak da Kur’an’ı seçen bir kişinin dünyası da ahiretide cennettir. Yeter ki bu bilinçte olup düşünerek, idrak ederek kim olduğumuzun farkında olarak yaşamak lazım. Rabbimiz bize neyi yasaklıyorsa o bizim hem dünya hem ahiret için iyiliğimizdir. Misal olarak alkol kullanan bir kişiyi örnek alalım. Alkol alan kişi ilk başta parasını kaybeder, ikinci olarak sağlığını kaybeder, üçüncü olarak da alkol alıp bilincini yitirdikten sonra kime ne şekilde zarar verdiğini kaç kişinin canını, malını, namusunu gasp ettiğini hatırlayamaz. Bu olay aynı zamanda toplumsal bir çöküntü oluşturur. Her akşam haberlerde alkollü kişilerin neler yapabildiğini görüyoruz. Bakın ne oldu. Hem dünyasını mahvetti, hem ahiretini. Sonuçta yasaklar yine bizim sağlığımız, sosyopsikolojik yaşantımızı düzenleyen yasaklar.
Bir de bu olaya diğer taraftan bakalım. Peygamber Efendimizin sünneti olan diş bakımı, kişinin dişlerinin rahatsızlanmamasına, diş eti problemlerinin oluşmamasına, ilerleyen dönemlerde sistemik bir rahatsızlık oluşmamasına neden olur. Ayrıca dişlerini fırçalamayan, diş çürükleri ve diş eti problemleri olan bir ağızda ağız kokusu kaçınılmazdır. Bazen muayenehaneme öyle hastalar geliyor ve kişinin ağız kokusundan yakınıyor.Artık evliliğimizi bile etkiliyor diyor. Bu durumda bu konunun psikososyolojik kısmı. Yani kişi eğer ağız bakımı yaparsa hem kendi sağlığını korumuş olur, hem psikolojik sıkıntısının önüne geçmiş olur, hem de bir sünneti gerçekleştirdiğinden sevap kazanmış olur. Sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileğiyle...
