“Emir İle Elif: Kalp Ve Zihin Yolculuğu” Kitabı Üzerine / Psikolojik Danışman Sema Küsmenoğlu
Özel yetenekli bireylerin gelişim alanları ile ilgili hikâyeler ve etkinlikler içeren bir kitabınız çıktı. “Emir ile Elif: Kalp ve Zihin Yolculuğu” kitabını yazma fikri nasıl ortaya çıktı? Sizi bu yolculuğa çıkaran temel ihtiyaç neydi?
Yazmayı seven biriyim. Çocukluktan beri yazarım ve yazarak kendimi daha iyi ifade ettiğimi fark ettim. “Emir ile Elif: Kalp ve Zihin Yolculuğu” ile 6. kitabıma imza atmak nasip oldu. 3 adet bireysel, 3 adet de bölüm yazarlığını yaptığım ortak kitap çıkarmak nasip oldu, ama hikâye türünde bu kitap benim için ilk olma özelliği taşıyor. Özel yetenekli bireylere eğitim veren bir kurumda altı yıldır psikolojik danışman olarak görev yapıyorum. Bu kurumda çalışmadan önce de yine bu alanla ilgileniyordum. Çalıştığım süre boyunca öğrencilerimde mükemmeliyetçilik, kaygı, duygular, karar verme, sabır vb. temalarda öğrencilerin aşırı duyarlı olduklarını fark ettim. Normal gelişim gösteren çocuklar ya da bireyler de bu gelişim alanlarında hassasiyet gösterebilir elbet, ama özel yetenekli çocukların daha fazla duyarlılık yaşadığını gözlemledim. Bu kitaptan önce benzer temalarda psikoeğitim yayınlarında etkinlik, hikâye gibi içerik yazma ekiplerinde yer aldım. Ve kitapta işlediğim temaların ayrı ayrı değil de bütüncül şekilde hikâye ve etkinlik içermesini hayal edip çocuklara kitapla ulaşmayı düşündüm. Özel yetenekli/üstün zekâlı bireylere, normal gelişim gösteren çocuklara hikâyelerle ulaşmak ve onların yolculuklarında bulunmak, onlara faydalı olmak beni Emir ve Elif karakterleriyle birlikte bu yolculuğa çıkardı. Kitaptaki kalp ve zihin yolculuğu da sadece zekâyı değil zekâyla birlikte kalbimizi de yolculuğumuzda yanımıza almamız gerektiğini vurgulamak için kullanmak istedim.
Kitabı özellikle özel yetenekli çocukların gelişim alanlarına yönelik kurgulamanızın nedeni nedir?
Özel yetenekli/üstün zekâlı bireyler için literatürü taradığımızda akademik çalışmalar karşımıza daha çok çıkıyor. Üstün zekâlı çocukların özelliklerine göre yazılmış hikâye kitabıyla karşılaşmadım. Bu hikâyelerin de onlar için bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Onların yolculuklarında yol arkadaşlığı yapmam, onlardan öğrendiğim ve onlarda fark ettiklerim sayesinde sosyal-duygusal gelişim alanlarına yönelik hikâye ve etkinlikler ortaya çıktı. Yani özetlersem, üstün zekâlı/özel yetenekli bireyler için gelişim hikâyeleri ile alandaki büyük bir ihtiyacı kendi kalemim döndüğünce gidermeye çalıştım.
Hikâyelerde Emir ve Elif karakterleri hangi çocukları temsil ediyor? Emir ve Elif karakterleri çocukların hangi içsel süreçlerine ayna tutuyor? Kitapta yer alan 20 hikâyeyi oluştururken gerçek yaşamdan ne ölçüde beslendiniz? Hikâyelerin ardından gelen etkinliklerin, çocukların farkındalık geliştirmesinde nasıl bir rol oynadığını düşünüyorsunuz?
“Favori karakterlerimiz başardığında ya da başaramadığında biz de onlarla güler ve ağlardık, çünkü iyi bir edebiyat hayatın kendisinin üzerine kurulmuş olandır ve hayat her zaman kolay değildir.” der Cornett. Emir ve Elif; ikisi de sekiz yaşında henüz dünyayı, kendilerini keşfetme yolculuğunda emekleme döneminde olan, ikisi de aynı okula ve üstün zekâlı/ özel yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü kurum olan Bilim ve Sanat Merkezine giden çocuklardır. Her hikâye Emir, Elif ve diğer karakterler üzerine kurgulandı. Çocukların sosyal-duygusal yönüne ayna tutacağını düşündüğüm karakterler. Her hikâyede kendilerinden bir duygu, düşünce; çevrelerinden tanıdık karakterler bulacaklar. Emir ve Elif aslında hem yetişkin olarak hem de çocuk olarak bizleriz. Belki onlar favori karakterlerimiz olacak ve bizler de onların yolculuklarında keşfettikleri şeyleri kendimize alacağız.
Çocuklar etkinlik yapmayı severler. Hikâyelerin ardından gelen etkinlikler Emir ve Elif’in hikâyelerinde gezinirken onlarla beraber olmayı, kendilerini keşfetmeyi, duygu ve düşüncelerini sağlıklı şekilde ifade etmelerini, bilişsel ve içsel farkındalık geliştirmelerine keyif vererek katkıda bulunacak diye umut ediyorum.
Bu kitabı yazarken sizi en çok zorlayan ya da duygulandıran hikâye hangisiydi? Neden?
Tüm hikâyelerde ben de Emir ve Elif’le birlikte heyecanlandım, üzüldüm, mutlu oldum. Kimi zaman Emir kimi zaman Elif oldum. Ama en çok ilk hikâyeyi ayrı bir yere koyuyorum. Emir ile Elif’in gittikleri köy benim tatillerimi geçirdiğim kendi köyüm. Küçükken maceraperest hayallerle gezerdim köyü. Fantastik ögeler köyün yapısında beni çok cezbederdi. Emir ve Elif köye gittiğinde ben de kendi kişisel hikâyemle bütünleştim. Babaları onlara çay yaptığında aslında kendi babamın çayını içtim satırlarda. Bu sebeple ilk hikâye benim için ayrı bir yerde. Ve bu kitabı baştan sona köyde yazdım.
Bu kitabın yalnızca çocuklar için değil, ebeveynler ve eğitimciler için de bir rehber olduğunu söyleyebilir miyiz? Ebeveynlere ve öğretmenlere, bu kitabı çocuklarla birlikte kullanırken ne önerirsiniz?
Tüm çocuk kitaplarının aslında eş oranda yetişkinler için de olduğunu düşünürüm. Kendi kütüphanemde de hatırı sayılır nicelikte çocuk kitapları bulunmakta. Bu kitap da ebeveyn olmasa dahi yine yetişkinlere; çocuğunu tanımak ve onunla olumlu etkileşime girmek isteyen ebeveynlere ve öğrencileriyle çalışma yapmak için süzgeçten geçirilmiş derli toplu kitaba ihtiyacı olan eğitimcilere de hitap etmektedir. Üstün zekâlı/ özel yetenekli okuyucular için de şunları söyleyebilirim; kendi özellikleri ya da hassas oldukları alanlarla ilgili iletişime geçme noktasında tereddüt edebildikleri veya huzursuz olabildikleri için ilgili temalarda kitap okumak, problemlerini ve endişelerini keşfetmek, değerlendirmek ve tartışmak için güvenli bir ortam sağlamaktadır. Çünkü kitap onları yargılamıyor, tehdit etmiyor, benliklerine saldırmıyor. Aksine benzer duygu, düşünce ve hikâyesi olan başka kişilerin de olduğunu, yalnız olmadıklarını, anlaşıldıklarını hissettiriyor. Özel yetenekli çocuk ve gençlerle ilgili olan edebi eserler, çocukların kendi “üstünlük”leri ile ilgili düşünmelerini sağlayabilmektedir. Eğitimciler ve ebeveynler bu kitap üzerinde beraber konuşarak ya da etkinliklerden bazılarını beraber yaparak nitelikli iletişim kurabilirler ve hikâyelerdeki temalara beraber erişebilirler. Yetişkinler çocuklara kendi yaşadıkları benzer hikâye ya da duygu paylaşımında bulunabilirler. Bu paylaşım çocuklar için iletişimde nitelikli kapı aralayıcı yaklaşım olur.
Sizce bu kitap, özel yetenekli çocukların kendilerini daha iyi tanımalarına nasıl katkı sağlar?
Kendini tanımak esrarlı bir bilmece olmuştur tüm zamanlarda. Kitapta hemen hemen her temayla ilgili hikâyeler var. Özel yetenekli çocukların yolculuk heybelerinde her lezzetten bir kalp ve zihin sofrası kurabilecekleri malzemelerin var olduğunu düşünüyorum. Bu kitaptaki kurulacak lezzet sofrasına eğitimciler, ebeveynler ve özel yetenekli çocukların akranları da kurulabilir. Üstün zekâlı çocuklar, diğer gençlerin de kendileriyle benzer duygusal deneyimlerden geçtiklerini fark ettiklerinde, bibliyoterapideki tartışmalar yoluyla akranlarını dinleyerek, hissettikleri duygularda yalnız olmadıklarını fark edebileceklerdir. Bu tartışmalar sırasında üstün zekâlı gençler, duyarlılık özelliklerinin diğer insanlar tarafından değer verilen boyutları olduğu anlayışına ulaşmaktadır.
Bu kitabı yazmak sizin çocuklara ve onların iç dünyasına bakışınızı nasıl etkiledi?
Şöyle bir döngüde olduğumu söyleyebilirim; onların iç dünyalarına kendi iç dünyamdan çıkıp yolculuk yaptım; onların iç dünyasından da yine kendi iç dünyama yolculuğa çıktım. Birbirine bağlı ve denk halkalarda iç dünyalarımızın var olduğunu hissettim. Onların dünyasına dışarıdan girmediğimi fark ettim. Aynı dünyada birbirimize ayna tutuyoruz diyebilirim. Ve aynadaki gönül aynı gönül.
Özel yetenekli çocuk yetiştiren ailelere ne söylemek istersiniz?
Her şeyden önce onları anne ve baba olarak sevip kabul etsinler. Onların ebeveynlerine ihtiyaçları olduğu kadar ebeveynlerin de çocuklarının varlığına, sevgisine ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Onlara yolculuklarında inanan, sabır ve sevgiyle rehberlik etmelerini söylemek isterim.
